10 Kasım 2011 Perşembe

Bask Ülkesi Zaferi...Bizkaia Bilbao:70 - Fenerbahçe Ülker:73




Fenerbahçe Ülker Euroleague'in 4. haftasında Bilbao Arena'da İspanya temsilcisi Bizkaia Bilbao Basket'i  kötü oyununa rağmen oyunu dengede tutmayı başararak ve son çeyrekteki iyi oyunu ile 70-73 mağlup ederek Euroleague'de ikinci galibiyetini almayı başardı.

Karşılıklı 3 sayılık basketler ile yüksek bir tempoda başlayan maçta  ilk molaya 16-11 lik Bilbao Basket üstünlüğü ile girildi. Molanın sonrası maç karşılıklı sayılar ve top kayıplarıyla geçilirken son 2:14 saniye 20-20 eşitlik ile geçildi. Bu dakikadan sonra son 1:14 de rakibinden sadece faul atışlardan 1 sayı yiyen Fenerbahçe Ülker sergilediği agresif savunma ile çeyreği 21-26 önde kapamayı başardı.

2. çeyrek ise Fenerbahçe Ülker adına tam anlamıyla bir kâbus gibiydi. İlk çeyrekte yapılan savunmayı maalesef bu çeyrekte göremedik. Alan savunmasına karşı bir türlü hücum edemedik. Ukic ve Jerrells'ın bu çeyrekteki kötü performansına bir de yapılan basit top kayıpları eklenince çeyrek boyunca sadece 6 sayı bulabildik. Kaptan Ömer Onan'ın 6:14 de attığı 3 sayılık atışla 28-32 öne geçen Fenerbahçe Ülker bu dakikadan sonra yediği 8-0'lık seri ile ilk yarıyı 36-32 geride tamamladı. Bu çeyrekte yapılan 10 top kaybı ve sadece Kaya'nın yaptığı 1 asist Fenerbahçe Ülker adına çok ilginç istatistiklerdi.

Kazandığı S.Nancy maçında dahi 3. çeyreklerde kötü bir performans sergileyen Fenerbahçe Ülker 3. çeyreğe Emir'in 3'lüğü ile başladı. Çeyreği uzun bir süre geride götüren Fenerbahçe Ülker çeyreğin bitimine 2 dakika kala Curtis Jerrells ile bulduğu 3 sayılık basket ile 49-50 öne geçmeyi başardı. Raul Lopez'in serbest atış çizgisinden 2/2 ile ayrılmasının ardından Bilbao Basket maçta tekrardan öne geçti 51-50. Curtis Jerrells'ın kaptığı top sonrası Mumbru'nun yaptığı sportmenlik dışı faul sonrası 2/2 atan Jerrells adeta Raul Lopez'e "Sizden top kaptım kusura bakmayın" dercesine çok basit bir top kaybı yapmasının ardından Emir'den gelen hücum faul ve son çeyreğin sonunda Kaya'nın aldığı ribaundu oyuna sokamaması ardından gelen basket faul sonucu çeyreği 58-53 geride kapadık. Burada Kaya topu elinde tutsa 3 sayı birden yemeyecektik.

Son çeyreğe Raul Lopez'in 3'lüğü ile başlayan Bilbao Basket farkı 8 sayıya çıkararak maçtaki en büyük farkı yakaladı 61-53. Bu çeyrekte öne çıkan, belki de maçı bize kazandıran Murat Kosova'nın deyimiyle Arsız Jerrells oldu. Maçın bitmesine 6 dakika kala skor 65-59 iken Ukic'in kaybettiği top sonrasında Bilbao'nun hızlı hücumunu geriden gelip muhteşem bir blokla engelleyen Thabo Sefolosha adeta maçı çeviren ve takımını ateşleyen isim oldu. Maçın adeta kırılma anını yaşadığımız bu andan itibaren Fenerbahçe Ülker'in savunmada göstermiş olduğu müthiş gayret ve Curtis Jerrellls ile bulduğu sayılarla 12-0 lık bir seri yakalayıp maçtan 70-73 lük bir skorla ayrılmasını bildi. Son 6 dakikada  rakibinin sadece 5 sayı bulmasına izin veren Fenerbahçe Ülker bu galibiyet ile grupta 2.lik için iyi bir avantaj yakaladı.

Her şeyden önce, rakip ne kadar kötü durumda olursa olsun zor bir İspanya deplasmanında hele ki böylesine kötü bir oyunla galip gelmek, hem alınan puan hem de takımın özgüveni açısından çok ama çok önemliydi. Oynanan basketbola gelecek olursak ise herkesin şapkasını öne koyup düşünmesi lazım.
Maçın istatistiklerine baktığımızda Fenerbahçe Ülker adına en dikkat çeken şey yapılan 20 top kaybı. Her iki yarıda da 10'ar 10'ar paylaştırmışız. Açıkçası bu kadar top kaybı yapılan bir maçı kazanmak gerçekten bir mucize. Bizim yaptığımız top kayıplarına rakip Bilbao Basket'in 17 top kaybıyla cevap vermesi bu galibiyetteki en önemli etken. Çok fazla değil, 1 üst seviyedeki bir takıma karşı 20 top kaybıyla bir daha oynarsak herhalde çok kötü sonuçlar görmemiz büyük olasılık.

Top kayıplarındaki yüksek istatistiğimizi maalesef asist sayılarında göremiyoruz. Maçın ilk yarısında toplamda (ne toplamı anlamadım ama):) 1 asistimiz var ki onu da yapan oyuncu Kaya Peker. Maçın geneline bakacak olursak da toplamda maalesef 8 asistimiz olduğunu görüyoruz. Bunların dağılımı da; Kaya ve Gist 2'şer asist yaparken, Emir 3 asist, Curtis Jerrells 1 Ukic 0. Bir takımın 2 oyun kurucusunun toplam asist sayısı 1 ise oturup düşünmek lazım. Ayrıca bu iki oyun kurucunun yaptığı top kaybı sayısı ise 7.

Rakip sabırla top çevirip, pota altından rahat adamı bulup sayılar atarken, biz hem 1 numarada hem de 5 numarada yaşadığımız problemlerden dolayı bunu gerçekleştiremiyoruz. 2'li oyunlardan bu maçta da çok sayı yedik. Yapılan her 2'li oyunda oyuncular değişse de sonuç hep Fenerbahçe Ülker aleyhine oluyor. Ne hücumda 2 'li oyun oynayabiliyoruz ne de rakibin oynadığı oyunlarda bunu savunabiliyoruz. Sert savunma yaptığımızda neler yapabileceğimizi hem Beşiktaş Milangaz maçında hem de bu maçta gördük ama hücumda istenilen oyunları oynayamamızdan dolayı sayıyı ancak oyuncuların bireysel yetenekleriyle bulabiliyoruz.

Ukic gerçekten kocaman bir sıfırdı bu maçta. Geçen sene devamlı oyunun içinde olan, attığı sayılar ve yaptığı asistler ile takımını sırtlayan Ukic'i maalesef bu sene göremiyoruz. En son Beşiktaş Milangaz maçında elini taşın altına sokan, sorumluluk alan Ukic bu maçta gene parkede kayboldu. Maç boyunca çok güvensiz bir oyun sergileyen Ukic, maçı da  2 sayı 0 asist ve 1 top çalmayla tamamlarken yaptığı 4 top kaybıyla da gecenin kötü isimleri arasındaydı.

Gecenin en ilginç ismi ise Curtis Jerrells oldu. Maç boyunca pek de etkili olamayan Amerikalı oyun kurucu, son çeyrekteki iyi performansıyla maçı çeviren isim oldu. Çok ilginç bir adam Jerrells. Maç boyunca çok kritik yerlerde basit top kayıpları yapmasına rağmen aynı şekilde gene çok kritik yerlerde attığı 3'lükler ile Fenerbahçe Ülker'i maçın içinde tutmayı başardı. Özellikle son çeyrekte sergilediği performans ve toplamda attığı 15 sayı ile de Bogdanovic'den sonra takımımızın en skorer ismi olmayı başardı. Gel gelelim ki asist sayısı ise sadece 1.

Geçenin Fenerbahçe Ülker adına en büyük kazancı ise Bojan Bogdanovic. Bu takıma skor açısından katkıda bulunsun diye alınan Bogdanovic geride kalan 3 maçta toplam 14 sayı atarken, bu maçta attığı 19 sayı ile maçın en skorer ismi olmayı başardı. Emir ile muhteşem bir uyum yakalayan Bogdanovic ondan aldığı her sayıyı basket ile sonuçlandırdı. Maç boyunca da istekli ve agresif bir oyun ortaya koydu Bojan Bogdanovic.

Neven Spahija gene Vidmar'ı bu maçta da pek düşünmedi. Pota altında sorun gün geçtikçe ciddileşiyor. Sezonun başlarında da dediğim gibi Kaya ve Oğuz ikilisine hala güvenmiyorum. Vidmar onlardan çok çok mu üstün? Açıkçası süre alamadığı için buna cevap vermek oldukça zor olsa da oyunda olduğu süre içinde Kaya ve Oğuz'a göre daha sert savunma yapıyor ki takımın ihtiyacı olan şeyde bu. Kaya ve Oğuz ikilisi ile F4 yoluna girmek, bilemiyorum bana göre hiç gerçeği yansıtmıyor.

Bu maçı kazandık hem de son çeyrekteki oyunu saymazsak kötü bir oyunla kazandık ama rakibinde kötü gününde olduğunu unutmayalım. İnşallah deplasmandaki bu galibiyet ile takımın özgüveni bir nebze de olsa kendine gelmiştir. Sıradaki rakip grubun bence sürpriz takımı Bennet Cantu. Çarşamba akşamı 20:15 de başlayacak maç Sinan Erdem'de. Artık taraftarın Abdi İpekçi bahanesi de kalmadı. Bakalım bu sefer salon dolacak mı? Herkesi bekleriz. Ben yazıyı yazarken arada biletimi aldım bile:)


Not: Mola esnasında koç Neven Spahija’nın Vidmar’la konuşurken “You and Savaş, shame on both of you” demesi de ayrı bir enstantaneydi...


Püzant YÜCECAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...