2011-12 sezonu Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu olan takımımız bu sezon kupa serüvenine 4. Ön eleme Turundan başladı. İlk maçımızda İkinci Lig ekiplerinden İnegölspor ile karşılaştık. Biraz zor da olsa ilk maçımızı uzatmalarda 2-1 alarak bir üst tura çıkmayı başardık.
Fenerbahçe - İnegölspor: 2-1 (4. Tur)
Kupanın 5. tur maçında ise rakibimiz Bucaspor oldu. Deplasmanda karşılaştığımız rakibimiz 1-3 yenerek Ziraat Türkiye Kupası'nda gruplara kalmayı başardık.
Bucaspor - Fenerbahçe: 1-3 (5. Tur)
Beşiktaş, Gaziantep ve Gençlerbirliği ile A Grubunda yer alan Fenerbahçemiz grupta oynadığı 6 maçtan aldığı 5 galibiyet ve 1 beraberlik sonucu topladığı 16 puan ile grubu lider olarak bitirip yarı finale yükselmeyi başardı.
A Grubu Maçlar ve Sonuçları
Fenerbahçe - Beşiktaş 3-1
Sow Hattrick:))
Beşiktaş - Fenerbahçe 0-2
Grup maçlarının ardından yarı finale yükselen takımımızın rakibi B grubu ikincisi Orduspor oldu. Deplasmanda oynadığımız ilk maçta Mehmet Topuz ve Recep Niyaz'ın golleriyle rakibimizi 2-1 yenmeyi başardık. Rövanş maçında ise evimizde Stoch ve Moussa Sow'un golleri ile bu sefer Ordusporu 2-0 yenerek Ziraat Türkiye Kupası'nda finale kalmayı başardık. Finaldeki rakibimiz ise Galatasaray'ı penaltılar sonucu eleyen Gençlerbirliği oldu.
Orduspor - Fenerbahçe: 2-1 (Yarı Final İlk Maçı)
Fenerbahçe - Orduspor: 2-0 (Yarı Final İkinci Maçı)
Zorlu geçen final maçında 90 dakika boyunca iki taraf da uygun pozisyonlar yakalamasına rağmen bunları gole çeviremeyince maç uzatmalara gitti. Uzatmalarda da kıran kırana bir mücadele ortaya koydu iki taraf da. Tam uzatmalar da bu skorla bitecek, maç penaltılara kalacak derken son dakikada kazandığımız köşe vuruşu sonucu Serdar Kesimal'ın attığı gol ile takımımız Ziraat Türkiye Kupası macerasında mutlu sona ulaştı.
Fenerbahçe - Gençlerbirliği: 1-0 (Fimnal Maçı)
Ziraat Türkiye Kupası takım ve futbolcu istatistiklerine bakacak olursak oynadığımız 11 maçta 10 galibiyet ve 1 beraberlik ile kupa maceramızda mutlu sona ulaştık. 24 gol ile kupada en çok gol atan takım olurken Fenerbahçemizi 23'er gol ile Galatasaray ve Gençlerbirliği takip etti. Attığımız 24 gole karşı da toplamda ağlarımızda 9 gol gördük. Kupa boyunca Gençlerbirliği 18 sarı kart görürken takımımız bu alanda 17 sarı kartla 2. sırada yer aldı.
Oyuncu bazında istatistiklere bakacak olursak kupanın gol kralı attığı 12 gol ile takımımızdan Moussa Sow olurken onu Gençlerbirliği'nden 8 golle Ermin Zec ve yine aynı takımdan Dejan Lekic 7 gol ile takip ettiler. Asist bazında Gençlerbirliği'nden Hurşut Meric yaptığı 8 asist ile kupanın asist kralı olurken onu takım arkadaşı Haris Medunjanin 7 asistle takip etti. Takımımızdan Milos Krasic ve Miroslav Stoch yaptıkları 5'er asist ile 3. sırada yer aldılar. Moussa Sow 3 kere maçın adamı olmayı başararak bu alanda da lider oldu.
Ziraat Türkiye Kupası 2012-2013 Yılın Oyuncusu: Moussa Sow
Ziraat Türkiye Kupası 2012-2013 Gol Kralı: Moussa Sow
Kazanılan Ziraat Türkiye Kupası'nın ardından eski kaptanımız Alex'den gelen tebrik mesajı...
Benim en sevdiğim Gol: Fenerbahçe - İnegölspor maçından Hüseyin Rüzgar
Fenerbahçemizin yeni teknik patronu Püzant YÜCECAN FBTV'ye sezon hedeflerini ve takımın geleceğini anlattı.
Fenerbahçe olarak Spor Toto Süper Lig'deki hedefimiz her zamanki gibi sezon sonu şampiyonluk. Taraftarımız ile birlikte şampiyon olarak sezonu tamamlamak istiyoruz.
Takım olarak 3 kulvarda birden mücadele ediyoruz ve bu zor süreçte takım olarak her bir oyuncumun her an ilk 11’de yer alacakmış gibi hazır olmasını sağlayacağım. Böylece herhangi bir sakatlık veya ceza durumunda sıkıntı çekmeyeceğiz. Bugün X oyuncu ilk 11’de yer alırken bir sonraki hafta aynı bölgede başka bir oyuncum yer alabilir. Bundan dolayı da herkesin her an forma bulma şansı var takımımda.
Bildiğiniz gibi takımı yeni bir sistem ile oynatacağım buna bağlı olarak ilk birkaç maç veya daha fazla bir süre sıkıntılı bir süreç geçireceğimizi tahmin ediyorum. Bundan dolayı da taraftarımızdan biraz sabır istiyorum. Eminim ki istediğim sistem oturduğu zaman taraftarımız hem oynadığımız futboldan hem de aldığımız skorlardan gayet mutlu olacaklar.
Transfer konusuna gelince. Bu sene pek transfer yapmayı düşünmüyorum. Sadece aklımda olan 1-2 genç oyuncu var. Onları takımımıza transfer ederek geleceğin Fenerbahçesi için hazırlamaya çalışacağız. Ayrıca takımdaki şu an mevcut genç oyuncularıma da elimden geldiğince fırsat vereceğim.
Süper Kupa 2012
Geçen sezonun lig şampiyonu Galatasaray ile Türkiye Kupası sahibi Fenerbahçe, bu sezon öncesi dev maçta yarın karşı karşıya gelecek. Yeni Erzurum Stadı’nda saat 20.55’te başlayacak maçı Suat Arslanboğa yönetecek.
Fenerbahçe, TFF Süper Kupa’da daha önce oynadığı 2 maçı da kazanarak, müzesine 2 kupa götürürken, Galatasaray ise 2 finalden 1’inde güldü
Galatasaray - Fenerbahçe: 1-2
Sezona kupa ile başlamak üzerine bir de Galatasaray'ı yenmek hem takımım hem de benim adıma çok iyi oldu. Rakip 33. dakikada Hamit Altıntop'un golüyle 1-0 öne geçmesine rağmen 45. dakikada Seçuk Şahin'in golü ile ilk devrevi 1-1 berabere bitrdik. Kıran kırana geçen ve neredeyse uzatmalara gidecek maçta dakikalar 90+2'yi gösterdiğinde Dirk Kuyt sahneye çıkıp skoru 2-1'e getiren golü attı ve süper kupanın sahibi olduk. Bu arada rakipten Engin Baytar 51. dakikada gördüğü 2. sarı karttan dolayı oyundan atıldı.:))))
Spor Toto Süper Lig (2012/2013)
Ağustos - Eylül
Ligin ilk altı haftasında 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldık. Gol atmakta sorunumuz yok ama savunma için aynı şeyi diyemeyeceğim. Gol yemediğimiz sadece Elazığspor ve Orduspor maçları var. 13 gole karşı 9 gol biraz fazla bana göre. Beşiktaş derbisinde ise gene hücumda pek sorun yaşamadık ama savunmada yaşadığımız problemlerden dolayı maç berabere bitti. Fenerbahçe - Beşiktaş: 3-3
Özellikle Baroni'nin attığı ilk gol izlenmeye değer...
Ekim - Kasım - Aralık
Hala takımımı istenilen düzeye çekemedim dersem yalan olmaz. Ekim ve Aralık ayı içinde oynadığımız 11 maçta 5 galibiyet alabildik sadece. 3 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldık ki mağlubiyetlerden biri de maalesef Galatasaray'a karşı Türk Telekom Arenada idi. Ayrıca Trabzonspor'u Mehmet Topal'ın güzl golü ile evimizde 1-0 yendik.
Fenerbahçe - Trabzonspor: 1-0
Galatasaray - Fenerbahçe: 1-0
Ocak - Şubat - Mart
Devre arasını iyi değerlendirdik ve istediğim takım olma yolunda çok büyük adımlar attık. İkinci yarı itibari ile yükselişe geçen takımımız Ocak ve Mart ayında oynadığı 10 maçta toplamda 8 galibiyet, 1 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı. Toplamda 25 gol atarken kalemizde 10 gol gördük. Karabükspor maçında da yenilmemizin en büyük nedeni 3 gün sonra Nou Camp'ta oynayacağımız Barcelona maçını düşünmemiz oldu açıkçası. Bu dönemde önce Beşiktaş'ı deplasmanda 3-0 ardından da Galatasaray'ı evimizde 2-0 gibi net skorlarla yendik.
Beşiktaş - Fenerbahçe: 0-3
Dev Derbinin Galibi Fenerbahçe…2-0
Fenerbahçe Teknik Patronu Püzant YÜCECAN, Spor Toto Spor Toto Süper Lig 25. Haftasında evinde Galatasaray karşısında aldıkları 2-0'lık galibiyetin güzel bir oyunun neticesinde geldiğini ifade etti.
İlk yarıda son derece başarılı bir performans ortaya koyduklarını ifade eden Yücecan, karşılaşmayı şöyle özetledi;
“Özellikle maçın ilk yarısında gayet iyi bir oyun ve rakibe uyguladığımız baskı sonucu erken gelen ilk golün ardından oyunu tamamen kontrolümüz altına aldık. Ardından ilk yarı bitmeden gelen ikinci gol ile soyunma odasına iki farklı önde gitmemiz bizim için çok iyi oldu. İkinci yarı ise oynadığımız kontrollü oyun sonucu skoru korumayı bildik ve maçtan galip ayrıldık. Bu akşam bizi burada desteklemeye gelen tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum”
Fenerbahçe - Galatasaray: 2-0
Nisan ve Mayıs
Nisan ve Mayıs aylarında da takımım iyi bir performans sergiledi ama ligin ilk başlarında kaybettiğimiz puanlar maalesef bizi şampiyonluktan etti. Son 2 ay yaptığımız 7 maçtan 5 galibiyet ve 2 mağlubiyet ile ayrıldık. Zaten Galatasaray bitime son 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan etmişti. Ayrıca o dönem oynadığımız Şampiyonlar Ligi yarı final maçlarından dolayı da lige pek de önem verdiğimiz söylenemez. Nisan ayının hemen başında Trazbzonspor'u evinde 3-0'lık net bir skorla yenmek ise bu dönemin en hoş olayları arasındaydı.
Trabzonspor - Fenerbahçe: 0-3
Caner'in attığı ilk golün hazırlanışı ve Krasic'in 2. goldeki çabası
Fenerbahçe - Bursaspor: 2-0
Birbirinden güzel iki gol (31. Haftanın En güzel İki Golü Seçildi)
Sezon Sonu: Şampiyon Galatasaray
Ve nihayet sezon sonua geldik. Takımımıza genel olarak bakarsak ligin ilk yarısında kötü ikinci yarısında ise daha iyi bir Fenerbahçe gördük. Maalesef ki ligin başlarında kaybettiğimiz puanlardan dolayı şampiyonluktan olduk. Galatasaray'ın 73 puanla şampiyon olduğu ligde 69 puanla ikinci sırada kaldık. Bir aralar fark 11 puanlara kadar çıkmasına rağmen farkı kapadık ama maalesef olmadı. Bunda en büyük iki etken yukarda da dediğim gibi öncelikle ilk yarıda sistemi oturtmaya çalışırken kaybetitğimiz puanların yanı sıra ligin sonuna doğru Şampiyonlar Ligi'ne daha çok önem vermemiz. Aslına bakarsanız takımın başında ilk sezonumda çok da kötü bir sonuç değil ama Fenerbahçe için her zaman tek bir başarı vardır o da Şampiyonluk. Neyse inşallah önümüzdeki sezon daha iyi bir takım olup şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz.
Fenerbahçemiz oynadığı 34 maçta bu sezon 21 galibiyet, 8 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı. Attığımız 75 gol ile ligin en çok gol atan takımı olduk. Moussa Sow attığı 20 gol ile Gol Krallığında 2.sırada yer aldı. Spor Toto Süper Lig'in gol kralı ise 27 gol ile Bursaspor'dan Sebastian Pinto oldu. Moussa Sow 29. haftada 5-0 kazandığımız Antalyaspor maçında 4 gol atarak Fenerbahçe tarihinde bir maçta en fazla gol atan oyuncu oldu.
Yılın Takımı
Yılın takımına Fenerbahçemizden Gökhan Gönül, Hasan Ali Kaldırım ve Caner Erkin girmeyi başardı.
Açıkçası bu sezon için Avrupa'da ilk hedefim gruplara kalmak ardından ise gidebildiğimiz yere kadar gitmekti. Takımın başındaki ilk sezonumda ise bunun biraz ötesine imza atmayı başardım futbolcularımla.
Fenerbahçe SK - FC Vaslui: 3-0 (3. Eleme Turu 1. Maçı)
Avrupa macerasına bu sezon 3. eleme turundan başlayacak Fenerbahçemizin ilk rakibi Romanya ekiplerinden FC Vaslui oldu. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu stadında oynanan ilk maçı Mehmet Topal(2) ve Moussa Sow'un (64,67) golleriyle 3-0 kazanarak rövanş için büyük bir avantaj elde ettik. Özellikle Mehemt Topal'ın 2. dakikada attığı gol görülmeye değerdi.
FC Vaslui - Fenerbahçe SK: 0-1 (3. Eleme Turu 2. Maçı)
İkinci maçta ise takımımı pek kasmadan ilk maçta yakaladığımız skor avantajından dolayı da rahat bir maç oynadık. Maç 0-0 bitecek iken 86. dakikada Vaslui kalecisi Raicu'nun topu elinden kaçırmasını iyi bir şekilde değerlendiren Caner Erkin'in attığı gol ile maçı 1-0 kazanmayı bildik. Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmak için önümüzde artık sadece 180 dakika kalmıştı.
10 Ağustos'ta İsviçre'nin Nyon kentinde yapılan kura çekimlerinin ardından Fenerbahçemizin rakibi 2011-2012 sezonu Danimarka Superleagen Ligi Şampiyonu FC Kobenhavn oldu. İlk maç Ağustos 21'de evimizde rövanş maçını ise 29'unda deplasmanda oynayacağız. Fenerbahçe SK - FC Kobenhavn: 4-1 (Play off 1. Maçı)
Gene evimizde iyi bir oyunla rahat bir galibiyet alıdık. Sow'un bireysel çabaları sayesinde maçta 2-0 öne geçen takımımız maçı da 4-1 kazanarak rövanş için büyük bir avantaj elde etti.
Moussa Sow (8, 53)
FC Kobenhavn - Fenerbahçe SK: 2-2 (Play off 2. Maçı)
Parken Stadyumu'na oynanan rövanş maçında ise 2-1 öne geçmemize rağmen maç 2-2 sonuçlandı. Bu skorla da Fenerbahçemiz Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalmayı başardı. Fenerbahçemizin yanısıra Malaga, Udinese, Gladbach, Basel, Dinamo, Celtic, Bate Borisov, Anderlecht ve Lille de elemelerden gelip gurplara kalmayı başaran takımlar oldular.
HEDEF
Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalmayı başararak hem Fenerbahçemizin mali açıdan elini güçlendirdik hem de Avrupa'daki ilk hedefimizi gerçekleştirmiş olduk. Bundan sonraki amacımız ise gruptan çıkmak veya en kötü grupta 3. olup UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele etmek.
Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi
Ve sıra geldi kura çekimlerine. 30 Ağustos günü Monaco'da yapılan kura çekimlerine Fenerbahçemiz 3. torbadan katılmaya hak kazandı. E Grubu'nda yer alan Fenerbahçemizin rakipleri ise İngiltere'den Chelsea FC, Hollanda'dan AFC Ajax ve Fransa'dan Montepellier oldu. Diğer gruplar ise şöyle oluştu;
2 sene sonra nihayet çıkabildiğim bir tatil ve onun öncesi yaşadığımız hazırlık evresinden dolayı buralara pek sık uğramaz olduk. Tatil sonrası ise biraz keyifsizlik, biraz da iş güç derken blogu iyice unuttuk. Açıkçası yazmayı özlemişim:))
Haziran ayında yazmaya başladığım Fm2012 kariyer hikayesinin maalesef sonuna gelemeden Fm2013'ün çıkmasından dolayı direk buradan devam edeceğiz. CM'den beri süre gelen tek takım tek kariyer alışkanlığımıza devam ederek gene Fenerbahçemizin başına geçip başarıdan başarıya koşacağız. Amacımız iyi bir takım yaratıp bulunduğu her kulvarda en tepeye oynayacak bir takım yaratmak. Belki seneler sonra takımı istediğim yerde bırakıp daha az bütçeli bir takımın başına geçip orada kariyerime devam edebilirim ama şimdilik Fenerbahçemiz ile Fm2013 kariyerime başlayacağım.
Fenerbahçe'nin futbol şubesinin başına gelecek olan kişi açıklandı. Dün
akşam altı sularında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz YILDIRIM ile basına
tanıtılan 31 yaşındaki Püzant YÜCECAN'ın takımın yeni teknik patronu olacağı
belirtildi.
Kulüp Başkanı Aziz YILDIRIM kendisine yöneltilen yaş ve tecrübe konusunda
"Püzant YÜCECAN'nın Fenerbahçe için doğru ve yeterli bir isim olduğuna
inanıyor musunuz?"tarzında sorulara;
"O kulübümüzün bugünü, yarını ve geleceği. Onla birlkikte uzun süre
beraber çalışıp, tüm hedeflerimizi zaman içinde gerçekleştireceğiz."
şeklinde cevap verdi.
Kendisine "Böylesine büyük bir camiaya geldiniz, üzerinizde baskı var
mı?" sorusuna ise "Şu an çok heyecanlı ve istekliyim. Futbol
takımının hedeflerini gerçekleştirmek için elimden geleni yapacağım"
şeklinde yanıtladı.
Fenerbahçe'nin yeni teknik patronu hedeflerini açıklarken; "Öncelikle
Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalmak istiyoruz ardından ise Spor Toto Süper
Lig'de ilk sezonumda takımımı en üst seviyelere taşıyacağım"dedi.
Şimdi gelelim takımın
oyun sistemine. Taktiğimiz genelde 4-1-2-2-1 şeklinde olacak. Defans Sağ
bekte Gökhan Gönül sol bekte ise Hasan Ali Kaldırım değişmez oyuncularım. Her
ikisi de kanatta çizgiye inip orta yapıyorlar ve orta sahaya kanatların
boşalttığı alana giriyorlar. Arada Orhan Şam'ı her ne kadar pek beğenmesem de
Gökhan yorulduğu zaman oyuna sokuyorum. Hepimizin de bildiği gibi Hasan Ali
Kaldırım’ın bırakın sanal ortamı gerçek dünyada bile alternatifi yok. Sezon
başında ona yedek olabilecek bir oyuncu aramak yerine alt yapıdan oyuncu
çıkarmaya karar verdim. Bundan dolayı da alt yapımızda oynayan 16 yaşındaki(sezon
sonu 17) Hüseyin Rüzgar’ı yetiştirmeye başladım. Hasan Ali Kaldırım pek fazla
sakatlanmadığı için (şükürler olsun) Hüseyin’i genelde Türkiye Kupası
maçlarında ve sezon sonuna doğru Şampiyonlar Ligi maçları öncesindeki
haftalarda sahaya ilk 11 olarak çıkardım. Diğer maçlarda ise skor üstünlüğünü
sağladığımız maçlarda genelde ikinci yarılar oyuna soktum. Kendisinden şu an
gayet memnunum. Sezon içinde kendisini gayet iyi bir şekilde geliştirdi. Ayrıca
Hüseyin takımın deneyimli oyuncularından Mehmet Topal’dan özel eğitim alıyor.
Şu an kendisiyle birinci lig ekiplerinden Boluspor ilgileniyor. Kiraya verip
vermemek konusunda kararsızım.
Defansın
ortasında ise elim gayet sağlam. J.Yobo için defansımın bel kemiği diyebiliriz.
Onun yanında performans, sakatlık ve ceza durumlarına göre Serdar Kesimal ve
Egemen Korkmaz arasında rotasyona gidiyorum. Ayrıca çok sıkıştığım zamanlarda
ise Bekir İrtegün’de mevkiisinde iyi işler çıkarıyor. Bu pozisyon için ayrıca
Dortmund kulübü altyapısından yetişen Koray Günter’i (17) kendi alt yapım için
kiraladım. A takımda pek şans vermesem de U-18 takımında iyi işler yaptı. Eğer
Dortmund ile anlaşabilirsem bu sezon kadromuza katacağız ama şimdilik yedekler
veya U-18 için düşünüyorum.
Orta
Saha Dörtlü
defansın hemen önünde ön libero pozisyonunda Mehmet Topal var. Onun hemen
önünde ise Raul Meireles ve Cristian Baroni bulunmakta. Ağırlıklı olarak
defansa yardım edecek bu ikili.
Amaç bu 3’lü ile birlikte topu genelde orta
sahada tutup rakibi kendi sahamıza geçirmemek. Raul’un yedeği olarak Sezer
Öztürk’ten yararlanıyorum bazı maçlarda. Cris yerine ise bazı güçlü rakipler
karşısında Selçuk Şahin’den gayet iyi bir şekilde yararlandım. Ayrıca herhangi
bir sakatlık ve ceza durumunda Mehmet Topal’ın yerinde Selçuk Şahin veya
Cris’ten de yararlanıyorum.
Orta
sahanın sağında ise genelde Krasic olmasına rağmen Dirk Kuyt veya Mehmet
Topuz’uda bu bölgede oynatabildiğimden dolayı şanslı sayılırım. Açıkçası
dönemsel performanslara göre oyunun bu bölgesinde devamlı rotasyona gidiyorum.
Krasic’den daha çok yararlanmamın en büyük sebebi ise bu üç oyuncudan
aralarında en hızlı olanı olması. Kanatlarda oynayan bir oyuncunuzun da hızlı
olması cidden çok önemli.
Orta
sahanın solunda ile Caner Erkin ile oynuyorum. Stoch genelde sezonu yedek
olarak geçirdi. Açıkçası sezon sonu iyi bir teklif gelirse satabilirim. Hem
yabancı kontenjanımız rahatlayacak hem de bu pozisyon için Özgür Çek’i
yetiştiriyorum. Sezon başında kendisini Kayserispor’a kiraladım ve gelen geri
bildirimlere bakacak olursak gayet iyi bir sezon geçirdi ve kendisini iyi bir şekilde
geliştirdi. Caner’e daha fazla güvenmemin sebebi ise oyunu iki yönlü olarak
oynuyor olabilmesi. Stoch’tan genelde Caner aşırı yorulduğu zamanlarda veya
geriye düşüp gol bulmakta sıkıntı yaşadığımız zamanlarda yararlandım.
Her
iki kanadım da derinlemesine rakip ceza sahasının içine doğru oynyorlar. Bir
nevi gizli forvet olarak. Bu oyuncular devamlı içeriye doğru koşu yaptıkları
için yukarıda da dediğim gibi Gökhan ve Hasan Ali Kaldırım’a çok iş düşüyor.
Forvet
Forvette
ise transfer yapmadığım için oyuncu bazında biraz kısır kalıyorum. En uçtaki
adamımız Moussa Sow olacak. Sow’un sakatlığı veya cezalı olduğu durumlarda (ki
çok başıma gelmedi) genelde forvet olarak Dirk Kuyt’tan yararlandım. Maç içinde
ise gol yollarında sıkıntı çektiğimiz zamanlarda Sow ile Kuyt ileride birlikte
oynadılar. Bu bölgeye yaptığım diğer bir transfer ise Brezilyalı 17 yaşındaki
genç oyuncu Ronaldo oldu. Kendisine genelde Türkiye Kupası maçlarında kadroda
yer verdim. Geleceği parlak bir oyuncu olacak gibi.
Taktikler
Bazı
önem seviyesi diğerlerine göre yüksek maçlar haricinde takımım genel olarak
hücum futbolu oynuyor. Bunun için de Strteji: Hücum.
Elimde kişisel olarak yetenekli oyuncular olduğundan dolayı oyuncularıma saha
içi serbestlik verdiğimdenı Stil:
Akıcı olacak. Maçlarda amaç bol pas yapıp
rakibe topu aldırmamak ve bunaltmak olduğu için ise Pas Türü: Daha Kısa olarak
belirledim. Ayrıca rakip savunmanın da rahat top yapmasını engellemek
için Pres: Daha Fazla Pres şekilde. Bire bir adam savunmasını sevmediğimden
dolayı ise Markaj:Alan
Markajı. Sert, agresif oyunu sevdiğim için
ise Top Kapma: Daha Agresif.Serbestlik:Daha Serbest.
Amacımız hızlı ve tempolu bir oyunla rakibe alan daraltmak şeklinde olduğu
için Defans Çizgisi: Önde ve Tempo: Çabuk şeklinde.
Kiralık Gidenler
Özgür Çek - Kayserispor
Salih Uçan - Gaziantepspor
Teknik Heyet
Sezon başında teknik ekibimi komple değiştirdim. Yalnız şöyle bir durum var. Eğer sezon daha başlamadan teknik ekibinizi değiştirmeyi benim gibi kafanıza koyduysanız hepsiyle aynı anda sözleşmeleri fesih etmeyin. Sebebine gelince; bunu yaptığınız takdirde sözleşmedeki şartlardan dolayı personelinize belli bir ücret ödemek zorundayız. Bütçemiz zaten kısıtlı olduğundan hepsine para ödediğimizden dolayı istediğimiz personeli takımımıza katamıyoruz. Sözleşmeleri birer birer fesih edin. Örnek verecek olursak ben asistan menajer olarak Johan Cruyff'u almak için önce var olan asistan menajerimiz ile sözleşmeyi fesih ettim ardından Johan Cruyff ile sözleşme imzaladım onun ardından diğerlerine geçtim.