16 Mayıs 2012 Çarşamba

12 Mayıs...Unutmayacağız...


Beni bilen bilir genelde Fenerbahçe - Galatasaray maçlarını yoğun stres, kalp sıkışması ve ateş çıkması gibi sebeplerden dolayı pek izleyemem. Yanlış hatırlamıyorsam en son izlediğim Fenerbahçe - Galatasaray maçı Guiza'nın topukla gol attığı ve 3-1 galip ayrıldığımız maçtı. Onu bile arkadaşların yoğun ısrarı üzerine zar zor izleyebilmiştim. Geçen Cumartesi oynanan maçı da her zamanki gibi izlemedim. İzlemediğim bir derbiden de galip olarak ayrılmamışsak maç sonrası ne özet izlerim ne yorum okur veya dinlerim. Bu maçın özel durumundan dolayı da maçın bitiminden hemen sonra tüm sosyal medya araçlarından elimi ayağımı birkaç saatliğine de olsa çektim. Sakın yanlış anlaşılmasın ne yenilgiden ne de başka bir sebepten dolayı değil. Biliyordum ki maçın ardından gerek Twitter olsun gerekse Facebook'da dönen muhabbetlerden dolayı ister istemez sinirlerime hakim olamayacaktım. Bundan dolayı da kimsenin kalbini kıramamak, kimseyle atışmamak için birkaç saatliğine elimizi ayağımızı çektik. Tüm bu anlattıklarımdan dolayı da maç sonu yaşanan hiçbir olayı o an canlı olarak izleyemedim haliyle. Ertesi gün ise o gece maçın ardından yaşanan olaylar ile ilgili görüntüler, fotoğraflar ve videolar yavaş yavaş yazılı ve görsel medyayla birlikte daha çok güvendiğim sosyal medyada insanlar tarafından paylaşılmaya başlandı ve ortaya çıkan dehşeti, polis terörünü görmeye başladım



"Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta"


Türk Dil Kurumu'nun Büyük Türkçe Sözlüğünde "Polis" kelimesinin tam karşılığı. Sözlükteki anlamı her ne kadar bu şekilde olsa da maalesef gerçek hayatta gördüğümüz polis ise bunun tam zıttı. Polis teşkilatının yaptığı bu tür olaylar tabi ki sadece bugüne özgü değil. Zamanında gösteri yapan öğrenci grubunun içindeki hamile kıza tekme atan, gösteriler sırasında konuyla alakasız bir şekilde bir cafede oturan gazeteciye saldıran, insanları sadece etnik kimliklerinden dolayı "terörist bunlar" diye suçlayıp döven, biber gazı kullanan, bir kişinin üzerine on kişiyle çullanan polis ile Pazar günü Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı ve çevresinde yaşanan olaylardaki polis de aynı polis maalesef. 

Burada uzun uzadıya bugün polis teşkilatının kimlerinin elinde kukla olduğunu anlatmaya gerek yok herhalde. Görevi kamu düzenini sağlamak, kendi halkını korumak olan polisimiz bugün maalesef kendine yeni bir görev biçmiştir. Bu yeni görev ise iktidarı korumak ve ona karşı olan ve sesini toplum içinde yükselten herkesi bertaraf etmektir. Onun için bu erkek olur, kadın olur, çoluk çocuk olur fark etmez. Kim iktidara ve onun uzantılarına tepki gösterirse sesi anında kesilir. Bugün ise iktidara ve onun uzantılarına sesini yükselten polisin baş düşman olarak gördüğü kitle ile Fenerbahçe Taraftarı olmuştur. 

Polis açıkçası 12 Mayıs için gayet iyi hazırlanmış. Amaç Fenerbahçe taraftarını kötü ve şiddet yanlısı gözü dönmüş bir taraftar kitlesi olarak göstermekti. Zemin ve şartlar gayet uygundu. Maç şampiyonluk maçı, üstüne üstlük bir de Galatasaray ile herkes gergin bir de medya gücü elinde nasılsa istediğin görüntüleri sürebilirsin ekranlara polis için bulunmaz bir fırsattı ki nitekim bunu da gayet iyi değerlendirdiler. Maça gitmiş olup konuştuğum veya medyadan okuduğum kadarıyla maçın son dakikalarından başlayarak ve bitiş düdüğünün ardından Fenerbahçe Taraftarı takımına olan sevgisini göstermek için "Bu taraftar sizinle gurur duyuyor" tezahüratlarına başlamış bu esnada Galatasaraylı futbolcular orta sahada çember altına alınmıştır. Bu öncelikle açıkça bir kışkırtmadır. Sahaya ne giren var ne eden. Fenerbahçe taraftarının da o ana kadar derdi ne Galatasaray ne de polis. Tek amacı var takımına ve futbolcularına sahip çıkmak, onlara ilerledikleri bu yolda yalnız olmadıklarını göstermek. Siz sanıyor musunuz ki eğer Fenerbahçe Taraftarının derdi Şükrü Saracoğlu Stadında Galatasaray’ın kupa kaldırmasına engel olmak olsaydı o taraftar daha maç bitmeden sahaya akamaz mıydı?? Cevap gayet net. O taraftar o çimlere iner ve kimse durduramazdı. Ama bu olmadı çünkü dediğim gibi taraftarın derdi bu değil. Olayların Telekom tribünündeki taraftar grubunun başlattığı söyleniyor. Ki o taraftar grubunun polis tarafından bilerek ve kasten kışkırtıldığı da söyleniyor. Hadi diyelim cidden orada bulunan taraftar grubu olayları hiçbir sebep yokken başlattı. Polisin görevi ne? Bu olaylara engel olmak ve düzeni sağlamak. Bunun içinde güç kullanma yetkisi var ama yasalar diyor ki "Sana verilmiş olan bu gücü gereğinden fazla kullanamazsın" Ama polis ne yapıyor bunun tam tersi. Aklıma takılan bir konu daha var. Madem Galatasaraylı futbolcuların başına bir şey gelmesinden korkuyorsun İstanbul Emniyeti ve onları sahanın ortasında çember altına alıyorsun aynı şeyi geçen sene Abdi İpekçide oynanan Galatasaray Medical Park - Fenerbahçe Ülker maçından sonra neden yapmadın?? Neden benim basketbolcularım orada çakmak, pet şişe vs. vs yediler. Senin koruman bu mudur?? Sadece bir takımımı koruyorsun yoksa sadece Fenerbahçe'yi mi korumuyorsun? Bak aklıma geldikçe geliyor sorular:)) Fenerbahçe Taraftarı terörist ya Fenerbahçe ile Galatasaray Medical Park bayan basketbol takımları arasında bu sene oynanan Euroleague Women maçından sonra olanları hangi medya kuruluşu ekranlara taşıdı? UA'dan bir arkadaşım ki dediklerine güvenirim "Abi ben böyle bir olay görmedim adam resmen polise uçan tekme attı ve polis araçlarını taşladık" Ah benim güzel ülkem ahhhhh... Sen maçın ardından önüne gelene biber gazı sık, insanların dışarı çıkmasına izin verme, tekmele, copla, tartakla ohh ne güzel dünya. Stat dışındakileri ise cafelere sığınmış insanlara bile saldır sonra da ben bu ülkenin güvenliğinden sorumluyum de. Yok, öyle güzel dünya.
  

"Maçtan sonra her tarafı yakıp yıkmak polis araçlarını devirmek bu nedir? Bunu terörde görüyoruz ama tribünlere terörü baskın kılan zihniyeti lanetliyorum. Burada eğleneceğiz dinleneceğiz. Bu noktada üzgünüm."


Diyor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan maçı sonrası yaptığı açıklamada. Ben de buradan Başbakana soruyorum. 

  • 12 yaşındaki bir çocuğun sadece Fenerbahçe Bayan Voleybol takımının kazandığı Şampiyonlar Ligi kupasının sevincini yaşaması sırasında ayağının polis tarafından kırılması nedir?  
  • Çağlayan'a gelip sadece başkanına manevi destek olmaya çalışan, içinde art niyet olmayan bir Fenerbahçe Taraftarının alnının ortasını yaracak kadar hırs ve nefretin kaynağı nedir?
  • Gene Çağlayan'da insanların üzerine bahçe sularmış gibi biber gazı sıkılması nedir?
  • Eskişehir deplasmanına gidip sadece takımına destek olmaya çalışan taraftarın şehre alınmaması nedir? 
  • Emniyet mensuplarının Fenerbahçe Taraftarı'na "Aziz'in piçleri, gelsin başkanınız sizi kurtarsın" demesi nedir?
Gel Başbakanım gel hani bize üstü kapalı "terörist" diyorsun ya asıl tribünlerde terör nasıl olur bir de ona bakalım. 

Gate 13. Hepimizin bildiği ve tanıdığı Yunanistan'ın hatta Avrupa'nın en ateşli taraftar gruplarından biri. Neredeyse tüm hayatlarını Panathinaikos'a adamış bu adamlar neler neler yapıyor.




Maç sonunda bizim sahaya meşale atmamız terör olayı oluyorsa bu görüntüye acaba Yunanistan da başbakan olsaydı Recep Tayyip Erdoğan ne derdi çok merak ediyorum??


Büyük bir olasılıkla Panatinaikos - Olympiakos maçı esnasında çekilmiş bir kare. Polise bak insan bir biber gazı sıkar ne biliyim olmadı 2 cop sallar yaaa:))) Ama kolay kolay yemez Yunanistan'da polisin Gate 13 e saldırması orantısız güç kullanması. Çünkü adamlar biliyorlar ki gerekli cevabı alacaklar


Eskiden gazetelerin verdiği bulmaca eklerinde vardı 2 resim arasındaki farkı bulun diye. Hadi bulun:))


Ben genelde şiddetin her türlüsüne karşı olan bir insanımdır ama bazen ister istemez ben de çileden çıkabiliyorum. Hatta bu son olaylardan sonra aklımdan da geçirmiyor değil "Biz taraftar olarak bu polise tepkimizi daha sert göstermemiz lazım" diye. Gate 13'den başladık oradan devam edelim. Geçen gece Euroleague Final Four'un ardından havaalanında birçok Gate 13 taraftarı ile konuşma imkânı buldum. Hepsinin dediği ortak bir şey var ki o da "Atina'da polisin bize yaklaşması... ister" Biz de mi Gate 13 taraftarı gibi olalım yani. İstediğiniz bu mudur? Çubukluyu gördüğünüz her yerde korkmak kaçmak mı?  Şimdi bir iki dakikanızı ayırıp önce buradaki  videoyu sonra da bunu izleyin lütfen ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız. Bana buradan şimdi "Şiddet Çağırısı" mı yapıyorsun diyecek olanlar olacak bundan eminim. Tabi ki böyle şeyler görmek ve yaşamak istemeyiz ama herkesin de sabrının bir sınırı olduğunu unutmayalım lütfen. 



Statlara böyle mi gelmemizi istiyorsunuz??




veya size böyle davranmamızı mı?


Şimdi benim anlamadığım Fenerbahçe Taraftarı yapılan haksızlıklara karşı demokratik haklarını kullanıp sesini yükseltirken, gördüğü zulüm karşısında susmazken bize bunlar reva görülüyor. Allah aşkına ister Fenerbahçeli ister Galatasaraylı isterse Beşiktaşlı olsun hangimizin sevdikleri, arkadaşları, dostları bir stadda veya herhangi bir protesto esnasında yerlerde tekmelenirken, küçücük çocuklar nefessiz kalırken veya kız arkadaşınız duvar dibine biber gazı yüzünden nefessiz kalırken isyan etmeyiz. Hangimiz bu yapılanlara karşı tepki koymayız. Olayları herkes lütfen formasını çıkararak düşünsün.


Bu gözü dönmüşlük nedir? Size bunun yapma hakkını kim ve neden veriyor?? Yukarıda da dediğim gibi hangi takımı tutarsanız tutun bu görüntü karşısında kim tepkisiz kalabilir ki?





Püzant YÜCECAN





9 Mayıs 2012 Çarşamba

İbrahim Akın ve Şike...



9-İBRAHİM AKIN hakkında, 15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor- Büyükşehir Belediyespor, 11.05.2011 günü oynanan Beşiktaş- Büyükşehir Belediyespor, 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor- Büyükşehir Belediyespor müsabakalarında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

İBRAHİM AKIN'ın 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe- Büyükşehir Belediyespor müsabaka sonucunu etkilemekten eski FDT'nin 58/1. maddesi uyarınca 3 YIL MÜSABAKALARDAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

06.05.2012 Pazar gece yarısı yayınlanan PFDK kararlarına göre yukarda da belirtildiği gibi İbrahim Akın Fenerbahçe - Büyükşehir Belediyespor arasında yapılan maçın skorunu etkilemekten dolayı 3 yıl müsabakalardan men cezası almış gözüküyor.

Futboldan belki çok anlamam, sizin kadar iyi bilemem eğer bu kararın nasıl bir karar olduğunu bana anlatacak olan varsa da inanın çok sevinirim. "Lan burada anlaşılmayacak ne var" derseniz eğer benim kafama takılan birkaç şey var onu sizlerle paylaşayım siz de bana doğru olanı anlatın lütfen. 

Şimdi aklıma takılan iki soru var. Öncelikle PFDK kararlarına baktığımda Fenerbahçe - Büyükşehir Belediyespor arasında yapılan maç ile ilgili ceza alan Fenerbahçeli herhangi bir yönetici yok. Bu maç ile ilgili ceza alan İbrahim Akın dışında bir kişi daha var ki o da Sivasspor yöneticisi Ahmet Çelebi. Benim anlamadığım maç Fenerbahçe ve Büyükşehir Belediyespor arasında ve şike Sivassporlu bir yönetici ile mi yapılmış?? Hadi bunu geçtim buna birileri çıkıp da mantıklı bir açıklama getirmeye çalışabilir. Sonuçta kişiler arası bağlantılar olabilir (ne kadar saçma olmasına rağmen) 

12-  AHMET ÇELEBİ hakkında; 22.05.2011 günü oynanan Sivasspor-Fenerbahçe,
24.04.2011 tarihinde oynanan Bucaspor- Fenerbahçe müsabakalarında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

AHMET ÇELEBİ'nin 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe- Büyükşehir Belediyespor müsabakasında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı eski FDT'nin 58/1. maddesi uyarınca 2 YIL HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına,

Gelelim dün gece aklıma takılan esas soruya. Gelin şöyle bir komplo teorisi yapalım. 
Fenerbahçe Spor Kulübü 2010-2011 sezonu 31. haftasında oynanan Fenerbahçe - Büyükşehir Belediyespor maçından önce bu maçın sonucunu garantiye almak için şike yapmayı düşünmüş ve bunun için çalışmalara başlamış olsun. Öncelikle rakibe bir göz atalım. Rakip Büyükşehir Belediyespor. 30. haftanın sonunda rakip  Büyükşehir Belediyespor aldığı 40 puan ile puan cetvelinde 8. sırada. Fenerbahçe ise Trabzonspor ile birlikte 70'er puanda ve ilk sırada. Futbolla az çok ilgilenen insanlar Büyükşehir Belediyespor'un ligin orta sıralarında yer alan, genelde büyük takımları oynadıkları futbol ile zorladıklarını, yeri geldiğinde can yaktıklarını da zaten bilir. Fakat ne bir Galatasaraydır ne de bir Beşiktaş. Nerde kalmıştık Fenerbahçe şike girişiminde bulunacaktı di mi ve PFDK kararlarından anladığımız kadarıyla bunu da Sivasspor yöneticisi Ahmet Çelebi ile yapmış. Sanki  Büyükşehir Belediyespor'un hiç yöneticisi yokmuş veya Fenerbahçe Spor Kulübü, Belediyesporlu hiçbir futbolcu ile bağlantıya geçemiyormuş gibi. Neyse gelelim asıl önemli soruya.

Kendimizi Fenerbahçeli bir yönetici yerine koyalım ve şike yapmak istiyoruz. Yönetici olmuşuz ee bu da demektir ki az çok futbolun içinde bulunmuş, futbolun en basit kurallarını bilen biriyiz. Şike yapmak için karşı rakibin forvet oyuncusu ile mi yaparsınız yoksa daha farklı bir mevkii de oynayan mesela defansta oynayan bir futbolcuyla mı?? Ha şuda var diyeceksiniz ki "Forvet mevkiinde oynayan bir oyuncu ile şike yapılmaz mı??" yapılır tabi ki. Neden yapılır gol atmasın diye. Gel gör ki ben böyle bir şey yapacak olsam öncelikle o takımın bir forvetine bakarım. Rakibin forvet oyuncusu kim? İbrahim Akın. Yanlış anlaşılmasın ne bir Messi ne de bir Ronaldo. Ben gol atmaması için şike yapacak isem bugün ligde 50 gol atmış Messi ile veya 40+ küsur gol atmış Ronaldo gibi bir forvet varsa oynayacağım rakip takımda o zaman şike yaparım ki yöneticisi olduğum futbol takımı gol yemesin. İbrahim Akın her ne kadar oynadığı futbol bakımından sevdiğimiz bir oyuncu olsa da herkesin de bildiği gibi ne bir Messi ne de bir Ronaldo #biralexdeğil:)). Peki, yönetici olmuşuz ya aklımıza hiç rakip takımın defans oyuncusu ile şike yapmak gelmiyor di mi?? Rakip takımın defans mevkiinde oynayan bir futbolcusu ile şike yapmak ne demek peki? Maçı kazanma şansınız yani garantiye alma şansınız çok ama çok yüksek demektir. Neden mi? Rakip defans oyuncusu şike yapma açısından forvet oyuncusuna göre daha avantajlıdır. Rakibin forvet oyuncusuyla anlaştınız gol atmasın diye. Tamam, gol atamayacak da, futbol oyunu 11 kişiyle oynanıyor ve sen gidip forvet ile anlaşıyorsun ve geriye kaleciyi de çıkarırsak gol atma olasılığı olan 9 oyuncu daha kalıyor onları ne yapacaksın peki? Ama defans ile anlaştın mı öyle mi?? Değil. Defansta oynayan bir oyuncu ile anlaştığın takdirde her an o oyuncu kendi ceza sahası içinde elle oynayabilir veya kendi kendine" Ya bu çok belli olur" diyip rakip forvet ile girdiği mücadele sonucunda rakibi ceza sahası içinde yere düşürüp rakibine penaltı kazandırabilir. Hiçbir şey yapamaz ise bir kornerde veya bir karambol de yanlışlıkla kendi kalesine bile gol atabilir. 

Fakat Fenerbahçeli yöneticiler bu kadar futboldan anlamıyor ya gidip hem de Sivassporlu bir yönetici üzerinden Büyükşehir Belediyesporlu bir forvet oyuncusu olan İbrahim Akın ile şike yapıyor. Geçiniz beyler bunları geçiniz buna çocuklar bile inanmaz. Ha bir de şu var maça baktığımızda İbrahim Akın şike yapmış ya hani 60. dakikada oyundan alınmış. Yani geriye kalan 30 dakika içerisinde bir şey yapamayacak eli kolu bağlı halde kalmış. Peki ya goller ne zaman olmuş?? Daha hemen maçın başında (2.dk) Miroslav Stoch'un golüyle Fenerbahçe 1-0 öne geçip ilk yarının son dakikalarında da Kaptan Alex'in golüyle ilk yarıyı 2-0 önde bitirip maçı da bu skorla tamamlamış. Peki, gene soruyorum İbrahim Akın bunun neresinde??
Maç ile ilgili detaylı bilgileri de buradan görebilirsiniz. 

Son bir not: Uğur Meleke diyor ya "İbrahim Akın çık konuş futbol hayatın bitti" diye adam zaten konuşuyor "Şike falan yapmadım. Şike yaptığım iddia edilen Ahmet Çelebi'yi tanımıyorum bile?" diye daha ne konuşmasını bekliyorsunuz. Çıkıp yalan yanlış şeyler demesini mi???



Püzant YÜCECAN


25 Nisan 2012 Çarşamba

Fenerbahçe Tezahüratları...



Bu sezon gerek mabedde tanıdığım veya tanımadığım biriyle omuz omuza yaparken gerekse yolda yürürken kendi kendime mırıldandığım en çok hoşuma giden Fenerbahçe marşları ve tezahüratları… Umarım siz de keyif alırsınız. 




Sevdamıza kimse engel olamaz
Bazen hüzün vardır, bazen mutluluk
Fener sevgisinin adı konamaz
Ne kupa büyüklüğü, ne şampiyonluk



Hep, bu dünya hep yalan dolan,
Senin sevgindir aslolan,
Sonuna kadar biz,
Fenerbahçeliyiz ulan!!



Giy formanı, çık sahaya,
Yüreğini koy ortaya.
Koy yüreğini, göster öfkeni,
Düşman yenilecek zafer yakında.
Bilek var vuruşmaya, soluk var harcanmaya,
Canlar var verilmeye Fenerbahçe'ye!



Fenerbahçe yıkılmaz!
Cümle alem bir olsa başa çıkamaz!
Fenerbahçe! Gol, gol, gol ..
Geçecek bu kotu günler …… da koy!



Bir tek sana tutuldu bu kalpler
Sevdanın uğruna tanımaz hiç engel
Bizim için heves değilsin sen FENER
Aşkın bize yeter!




Fenerbahçe'yi ne sandınız,
Biz en büyük taraftarız,
En kötü günümüzde bile,
Yıkılmadık ayaktayız!



Kurulan ittifakları
Bozalım oyunlarını
Yıkalım tüm statları
KANARYAM, KALDIRALIM KUPALARI



Başım yukarda, gücüm yerinde
İsterim ki bilsin herkes, ben bir fenerbahçeliyim
Gözüm dışarda, dev kupalarda
Kalkışmasın kimse seni kalbimden söküp atmaya

Taraftarım ben, dedikodu bilmem
Tarih yazar kim haklı, kim çamur attı
Kimseye kanmam, yalancı sevmem
Annemin aksütü kadar helaldir kupalar

Seninle sonsuza dek sırt sırta veririm hey
Yan yanayız doğu batı kuzey güney
Lefter'inle, Aykut'unla, Alex'inle gürle hey
Fenerbahçeli olmak ne güzel bir şey



Kuşandık sarı-laciyi
Saraçoğlu yokuşlarında
Siyah çoraplılardan doğan bu sevda
Büyüyor omuzlarımızda
Büyüyor
Destanlar yazan tarihinle
Yarattığın değerlerinle
Onurumuzsun sen bizim kanarya
25 milyon taraftarın omuz omuza
Onurumuzsun sen bizim kanarya
Taraftarın omuz omuza
Zaptettiğimiz statlara
Adını taşıyacağız
Fenerbahçe söyleyecek son sözü
Haklıyız kazanacağız
Haklıyız

Bir efsane yüz yaşında
Taraftarıyla şanıyla
Dünya döndükçe sürecek
Kalpleri hep titretecek.
Dillerden hiç düşmeyecek
Fenerbahce
Bir gün girsek mezara
Gözümüz kalmaz arkada
Evladıma miras bu sevda





Tabi bunu hiçbir zaman unutmayız....
YAŞA FENERBAHÇEEEEEEEE



Püzant YÜCECAN








Fenerbahçe Maç Programı (23-29 Nisan 2012)


ŞAMPİYON FENERBAHÇE


23 Nisan Pazartesi 19:00
Fenerbahçe Grundig - Arkas Spor 0-3
Çanakkale Anafartalar Spor Salonu
Aroma Erkekler Voleybol Ligi (Play-off Final Serisi 2. Maç)
FBTV / SportsTv Canlı

25 Nisan Çarşamba 19:00
Fenerbahçe Grundig - Arkas Spor 3-0
Çanakkale Anafartalar Spor Salonu
Aroma Erkekler Voleybol Ligi (Play-off Final Serisi 3. Maç)
FBTV / SportsTv Canlı

26 Nisan Perşembe 19:00
Fenerbahçe - KDÇ Karabükspor 2-0
Ankara 19 Mayıs Stadı
Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final
Atv Canlı

29 Nisan Pazar 15:00
Fenerbahçe Ülker - Tofaş 76-68
Fenerbahçe Ülker Sports Arena
Beko Basketbol Ligi
LigTv 3 Canlı

29 Nisan Pazar 19:00
Fenerbahçe - Beşiktaş 2-1
Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı
Spor Toto Süper Final
LigTv Canlı




  • Fenerbahçe Grundig Erkek Voleybol Takımımız, final serisinin üçüncü maçında Arkas Spor'u 3-0 yenerek seride durumu 2-1 yaptı ve 2010-2011 sezonu Aroma Erkekler Voleybol Ligi'ni Şampiyon olarak tamamladı. Lige Süper Kupa zaferi ile başlayan Fenerbahçe Grundig, ardından Türkiye Kupası'nı son olarak da lig kupasını kazandı. Fenerbahçemiz bu şampiyonluk ile üst üste üçüncü, toplamda ise dördüncü lig şampiyonluğuna ulaştı.


  • Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız ise Beko Basketbol Ligi'nin 30. ve son haftasında Bursa ekibi Tofaş'ı 76-68 mağlup ederek puanını 51'e yükseltti ve ligin normal sezonunu 5. sırada tamamladı. Fenerbahçe Ülker'in playy-off çeyrek finaldeki rakibi ise ligi 4. sırada bitiren Beşiktaş Milangaz oldu.


  • Fenerbahçe futbol takımımız ise Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında KDÇ Karabükspor'u 2-0 yenerek adını finale yazdırdı. Finaldeki rakibimiz ise Bursaspor oldu.








Püzant YÜCECAN

18 Nisan 2012 Çarşamba

Emre'den Çıktık Yola...



Geçen hafta Fenerbahçemizin Trabzonspor ile oynadığı Spor Toto Süper Final ilk maçında Emre ve Zokora arasındaki olayın yankıları hala sürüyor. Dün Emre Belozoğlu yaptığı basın açıklamasında Zokora'ya karşı böyle bir şey söylemediğini ifade etti. Hemen söyleyeyim benim burada yazacaklarım Emre'ye verilen tepkiler, insanların duruşu ve söyledikleri ile ilgili. Emre bunları söylemiş veya söylememiş, takımdan ayrılsın veya kalsın, Emre'yi harcatmayız söylemleri ile alakalı değil. Ha şunu da hemen belirteyim ki Emre böyle bir laf etmiş olsa bile bunu "Irkçılık Yapayım" düşüncesiyle yapmamıştır. Belli ki İngiltere de futbol oynadığı yıllarda öğrendiği ve hazır fırsatı gelmişken kullanayım dediği sadece küfür maksadıyla ettiği bir şeydir. Ki bu hiçbir şekilde haklı çıkarmaz Emre'yi o ayrı. Maçla ilgili tek üzüldüğüm şey bu kadar güzel bir oyun ve net bir galibiyetin ardından bunların konuşulması oldu. 

Gelelim asıl konumuza. Maç sonrası özellikle Twitter'da gördüğüm yorumlar cidden beni çok şaşırttı. 30 yaşındayım ve doğma büyüme İstanbullu olmayı geçtim, baba tarafından yaklaşık 6 kuşak İstanbulluyuz ve Ermeniyiz. Anne tarafım ise kökenleri Sivas'a dayanan, 1950'li yıllarda İstanbul'a göç etmiş bir Ermeni aile. Yani işin kısacası vatanımı, memleketimi çok sevmeme rağmen maalesef faşizmin, ırkçılığın ve aşırı milliyetçiliğin ne olduğunu gayet iyi bilen bir insanım. Twitter’da öyle yorumlar, öyle yazılar gördüm ki inanın "lan ben başka bir ülkede mi yaşıyordum 30 senedir" demeye başladım. Memleketimizde tabi ki siyahî insanlara karşı bir ırkçılık yaşanmamıştır bugüne kadar. Çünkü Türk insanının siyahî insanlar ile tarihi bağı yok denecek kadar azdır. Birkaç örnek hariç. Ki ne tesadüftür ki o örnekler de futboldan:)) Neyse onlara da değineceğiz sonra. Ama özellikle son dönemlerde azan aşırı milliyetçilik yani ırkçılıktan çok çekti benim güzel memleketim. Yukarda da dediğim gibi Ermeni olmamdan dolayı gerek vereceğim örnekler olsun gerekse yazacağım şeyler bu bağlamda olacaktır. 

Emre söylediği varsayılan şey neydi önce bir ona bakalım "Fuck'n Nigga" Yani siyahî insanlara karşı hakaret olarak kullanılan bir çeşit küfür. Emre bundan dolayı ceza alır mı almaz mı onu bilemem de bunun yukarda da dediğim gibi pek de bilinçli olarak yapılmış bir şey olduğuna inanmıyorum. Fakat gel gör ki yaklaşık iki hafta önce Avni Aker'de oynanan Trabzonspor - Fenerbahçe lig maçında açılan bu pankarta ne demeli?? 


Hani memleketimizde "Irkçılık" yoktur. Bu pankart nedir beyler, bayanlar. Bu pankart bana göre ırkçılığın dik alasıdır. Ten rengi siyah olan insanlar ile aramızda tarihsel bağ pek yok ama bu memleketin Malazgirt Savaşından beri Ermeniler ve Rumlar ile tarihsel bağları, dostlukları ve kardeşlikleri var. Ama onlar önemli değildi di mi;) Gelelim asıl mevzuya. İki hafta önce bu pankarta ses çıkarmayanlar şimdi konu Fenerbahçe ha bir de üzerine işin içinde Emre olduğu için nasıl ağızları köpük köpük olmuş, zevkten kudurmuş halde Fenerbahçeme saldırıyorlar. Kimse bu pankart için "Birkaç münferit Trabzonsporlunun hareketidir" demesin sakın. Bu faşist pankartı o stada sokulmasına izin veren Trabzon emniyeti ve Trabzonsporlu yöneticilerdir. Bir de sormak istiyorum bu pankart açılırken Trabzon emniyeti ne yapar?? ama Trabzon emniyetinin zamanında ne yaptığını zaten biliyoruz onun yanında bu pankart da ne ola ki;)

Örneklerimize futbol ile başladık hadi futbol ile devam edelim. 28 Ocak 2007. Yer Malatya İnönü Stadı. Malatyaspor - Elazığspor maçı. Maç esnasında Elazığspor taraftarının açtığı pankartta yazanlar is aynen şu şekilde; "Ne Ermeniyiz, Ne Malatyalıyız. Biz Elazığlıyız. Türkiye sevdalısıyız". Acaba sevgili medyamız bunu ne kadar gündeme getirdi sormak isterim. Burada milliyetçilik veya faşizm yok di mi?? Pardon ya burada Fenerbahçe yok;) Ayrıca Elazığ taraftarının attığı slogan ise "Ermeni Malatya" Neden? Çünkü Rahmetli Hrant Dink bilindiği üzere Malatya doğumluydu.


1996-1997 sezonu bir Galatasaray - İstanbulspor maçının ardından Fatih Terim'in İstanbulspor teknik direktörü Saffet Susiç hakkında söyledikleri hiç bir şekilde milliyetçilik kokmuyor di mi??? "Benim ülkemde, hele bir Sırp bana hiç böyle laf edemez" Aman bunun neresinde milliyetçilik var ki sevgili Türk medyası. Ha bir de tabi ki Fatih Terim'e laf eden taş olur taş;) Ha bu arada Saffet Susiç de Bosnalıdır o ayrı;)

Yıl 1999 dönemin Trabzonspor Başkanı Mehmet Ali Yılmaz başkanlığını yaptığı takım için ter döken İngiliz siyahî oyuncu Kevin Campbell için ne demişti?? Unutanlar varsa biz hatırlatalım;
"Bizim yamyamı gol makinesi diye aldık, çamaşır makinesi çıktı." 
Where is the racism in here??? Türkçe sorduk anlaşılamamışızdır belki İngilizce soralım;)

Çok uzaklara gitmeyelim. 2002 yılında İsrail - Filistin sorunu gündemde iken İstanbul ve Konya'da yapılan gösterilerde Fenerbahçemin İsrailli orta saha oyuncusu Haim Revivo kastedilerek "Hitler seni şimdi daha iyi anlıyorum." sloganları. 

Hadi hadi günümüze biraz daha yaklaşalım. Bu sefer 2008 yılındayız. Trabzonspor taraftarı MHK'yi ve dönemin Merkez Hakem Komitesi Başkan'ı Oğuz Sarvan'ı protesto ediyor. "Ermeni Oğuz'a Trabzon'da soykırım" Bunun neresi ırkçılık neresi faşizm yahu?? Hoş "Ayağa kalkmayan Ermeni olsun" diyenlerden ne beklersin ki;)

Ne tesadüftür ki örneklerin çoğu da daha birkaç gün önce anti ırkçılıktan dem vuran, birden bire hümanistliğin simgesi olan Trabzonspor taraftarından çıkması. Zokora'yı savunurken sevgili Trabzonspor taraftarı neden bu yaptıkların gözünün önüne hiç gelmez. Ne çabuk unutursun yaptıklarını. Bak ben Fenerbahçe taraftarı olarak diyorum ki eğer Emre böyle bir şey yaptıysa cezası neyse sonuna kadar çeksin ki biliyorum ki çoğu Fenerbahçe taraftarı da aynısını diyor ama sen geçmişini ne çabuk unutuyorsun. Birden nasıl da pamuk gibi oluverdiniz. Ogün Samast, Yasin Hayal diye bağırırken şimdi Emre'yi ırkçı diye suçlamak size düşmedi beyler. En azından Emre'nin yaptığı şey sizinki kadar bilinçli bir şey değil bunu diyebilirim. 

Futbol dışında da birçok örnek vermek gayet kolay memleketimde.
"Apo Ermeni dölüdür"  - Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener. 
"Abdullah Gül'ün anne tarafı Ermeni" - CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman. 
İşte size çok basit iki örnek. Bunları diyenler de sizin benim gibi insanlar da değil hani. Biri dönemin Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin İçişleri Bakanı, diğeri koskoca bir parti olan CHP'nin milletvekili. Memleketimde birine hakaret mi etmek istiyorsun "Ermeni" de yeter. Durum öyle bir hal almış ki "Ermeni" kelimesi hakaret sayılmaya başlamış milliyetçilik, ırkçılık olmayan ülkemde.
Ben Atamın dediği gibi "Ne mutlu Türküm diyene" sözünün özünü kavramış biri olarak bunu derken hep bana "Bak işte böyle güzel Ermeniler de var" derlerken neden birileri çıkıp da bir kesimin acısını paylaşmak için "Hepimiz Ermeniyiz" dediğinde onlar şerefsiz oluyor. Neden onlar vatan haini oluyor sormak istiyorum sizlere. Ama boşverin nasılsa "Hepimiz Ermeniyiz Hepimiz Piçiz" di mi???


Neyse işin özü Emre demedim diyor öyle bir şey zaten. Ki dese bile hiçbir şekilde savunmam. Ha şu da var nasıl siyahî insanlara göre Emre'nin dediği şey çok ağır bir laf ise; aynı şekilde Türkiye'de doğmuş büyümüş ve bu topraklarda yaşayan herhangi birinin annesine küfür etmek de o kadar ağır bir laftır. Ben Emre'ye ilk gün verdiğim tepkinin aynısını Zokora'ya da verdim ki herkesten bunu beklerdim ama tabi konu Fenerbahçe olunca maalesef ağzından tükürükler akanlar bunu görmezden geliyor. 

Son olarak gelin bir de şöyle düşünelim. Bir Fenerbahçe - Galatasaray maçı ve Galatasaraylı X bir futbolcu Yobo'ya bu lafı etti. Tepkiniz ne olurdu??



Püzant YÜCECAN




17 Nisan 2012 Salı

Fenerbahçe Maç Programı (16-22 Nisan 2012)


ŞAMPİYON FENERBAHÇE

16 Nisan Pazartesi 15:30
Fenerbahçe Grundig - 4 Eylül Belediyesi 3-0
Çanakkale Anafartalar Spor Salonu
Aroma Erkekler Voleybol Ligi (Play-off 1. Maç)
FBTV / SportsTv Canlı

17 Nisan Salı 20:00
Galatasaray Medicel Park - Fenerbahçe 92-86
Abdi İpekçi Spor Salonu
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (Play-off Final Serisi 3. Maç)
FBTV Canlı

17 Nisan Salı 20:30
Fenerbahçe Grundig - İst. B.Şehir Bld. 3-1
Çanakkale Anafartalar Spor Salonu
Aroma Erkekler Voleybol Ligi (Play-off 2. Maç)
FBTV / SportsTv Canlı

18 Nisan Çarşamba 20:30
Fenerbahçe Grundig - Arkas Spor 3-0
Çanakkale Anafartalar Spor Salonu
Aroma Erkekler Voleybol Ligi (Play-off 3. Maç)
FBTV / SportsTv Canlı

19 Nisan Peşembe 20:00 (Gerek olduğu takdirde)
Galatasaray Medicel Park - Fenerbahçe 86-96
Abdi İpekçi Spor Salonu
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (Play-off Final Serisi 4. Maç)

FBTV Canlı

22 Nisan Pazar 16:00
Anadolu Efes - Fenerbahçe Ülker 69-67
Sinan Erdesm Spor Salonu
Beko Basketbol Ligi
LigTv 3 Canlı

22 Nisan Pazar 16:00 (Gerek olduğu takdirde)
Fenerbahçe - Galatasaray Medicel Park
Caferağa Spor Salonu
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (Play-off Final Serisi 5. Maç)
FBTV Canlı

22 Nisan Pazar  19:00
Galatasaray - Fenerbahçe 1-2
ASY Spor Kompleksi Türk Telekom Arena
Spor Toto Süper Final
LigTv Canlı



Fenerbahçe Bayan Basketbol takımımız Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi final serisinin 4. maçında Galatasaray Medical Park'ı deplasmanda 15 sayı geriden gelerek 86-96 yendi ve seride durumu 3-1'e getirerek üst üste 7. toplamda ise 10 şampiyonluğuna ulaştı. Teşekkürler Potanın Kraliçeleri.



Fenerbahçe Grundig Aroma Erkekler Voleybol Ligi Play-Off serisi Yarı Final maçında Galatasaray Yurtiçi Kargo'yu 3-0 yenerek adını Finale yazdırdı. Cumartesi günü oynanan final serisinin ilk maçında ise Fenerbahçe Grundig rakibi Arkas Spor'u 3-0 yenerek seride durumu 1-0'a getirdi. 




Püzant YÜCECAN




14 Nisan 2012 Cumartesi

Heykeli Dikilen Futbolcular Serisi#İngiltere

Sir Alexander Matthew Busby
1945-1969 ve 1970-1971 tarihleri arasında M.United'ı çalıştıran Matt Busby, 19.12.2010 tarihine kadar M.United'da en uzun süre görevde kalan teknik direktör iken bu unvanını Sir Alex Ferguson'a kaptırmıştır. Heykeli Old Trafford Stadyumu'nun hemen girişinde bulunmaktadır.



(United's Holy Trinity) George Best, Denis Law, Bobby Charlton
Manchester United'ın toplam 665 gol atan kutsal üçlüsü. Kulübün ilk Avrupa Kupası zaferinin 40. yılı anısına dikilmiştir. Sir Matt Busby'nin heykelinin hemen karşısındandır. 


Sir Stanley Matthews
Stoke City'nin "The Wizard of the Dribble" ve "The Magician" lakaplı efsanevi oyuncusu. Avrupa Yılın Futbolcusu Ödülü'nün ve Futbol Yazarları Derneği Yılın Futbolcusu Ödülü'nün ilk sahibidir. 50 yaşına kadar futbol oynayan Matthews, İngiltere liglerinde forma giyen en yaşlı futbolcu unvanını kazanmıştır. Heykeli ölümünün hemen ardından Stoke City'nin stadı olan Birtannia Stadyumu'nun dışına dikilmiştir. Ayrıca ölümünün ardından külleri orta saha yuvarlağının hemen altına gömülmüştür.


Tom Finney
Günümüzde İngiltere Championship'te mücadele eden Preston North End F.C kulübünün efsanevi oyuncusu Tom Finney.  Chelsea ile Stamford Bridge'deki bir karşılamışa sırasında iki rakip oyuncudan bu şekilde sıyrılmıştır. O zamanlar fotoğraflanan pozisyon, günümüzde  Preston takımının Deepdale Stadyum'u dışında bulunan bu heykelinin yapılmasına ilham kaynağı olmuştur. Fotoğrafı görmek isteyenler burayı ziyaret edebilirler.



Billy Wright
Tüm kariyeri boyunca Wolverhampton Wanderers takımının formasını giymiş İngiliz defans oyuncusu. Kariyeri boyunca 105 kez İngiliz Milli Takımı'nın formasını giymiştir. 90 maçta takım kaptanı olarak sahaya çıkmış ve bu alandaki rekoru halen elinde bulundurmaktadır. Heykeli Wolverhampton Wanderers takımının stadı olan Molineux Stadyumu'nun girişinde bulunmaktadır.


Bobby Moore
İngiliz Milli Takımı'nın ve West Ham United'ın efsanevi futbolcusu. 1966 FIFA Dünya Kupası'nı kazanan İngiliz Milli Takımı'nın kaptanlığını yapmıştır. 1965 yılında West Ham United Kupa Galipleri Kupası'nı kazanan ilk İngiliz takımı olurken Booby Moore'da takımın kaptanlığını yapmıştır. Heykeli ise yeni Wembley Stadyumu'nun önünde bulunmaktadır. 
Ayrıca West Ham United'ın stadyumu olan Upton Park'ta da 1966 yılındaki Dünya Kupası Şampiyonluğu anısına dikilmiş, takım arkadaşlarıyla olan bir heykeli daha bulunmaktadır. Takım arkadaşlarının omzunda.



Johnny Haynes
18 yıl boyunca Fulham'da oynayan eski İngiliz futbolcu. Fulham'da çıktığı 658 maçta toplam 158 gol atan Haynes bu alandaki kulüp rekorunu halen elinde bulundurmaktadır. Ünlü Brezilyalı oyuncu Pele, Haynes için "Hayatımda gördüğüm en iyi pas atan oyuncu" demiştir. Heykeli 2008 yılında kulüp başkanı Mohamed Al Fayed tarafından Craven Cottage Stadyumu önüne dikilmiştir. 



Sir Bobby Robson
Sir Bobby Robson, eski İngiliz futbolcu ve teknik adam. 20 senelik futbolculuk yaşamında Fulham, West Bromwich Albion ve Vancouver Royals takımlarında oynamış olan Robson ayrıca İngiliz Milli Takımı'nda 20 kez forma giymiş ve 4 gol atmıştır. Futbolculuk kariyerinin ardından ise İngiliz Milli Takımı ve birçok Avrupa Kulübünde teknik direktörlük görevi üstlenmiştir. Heykeli 1969-1982 yılları arasında teknik direktörlüğünü yaptığı Ipswich Town Kulübü'nün stadı olan Portman Road'un önüne dikilmiştir.



Bill Shankly
Eski İskoç futbolcu ve teknik direktör. Futbolculuk döneminde de başarılı olmasına rağmen Onu asıl ünlü yapan teknik direktörlük kariyeri olmuştur. 1959 yılında başına geldiği Liverpool'u 1961-1962 sezonunda ikinci ligden Premier Lige çıkarmıştır. Ayrıca Liverpool ile 3 Premier Lig Şampiyonluğu, 2 FA Cup. 2 Community Shield ve 1 kez de Uefa Kupası kazanmıştır. Heykeli Liverpool'un meşhur stadı Anfield'ın dışında bulunan kulüp müzesinin önünde bulunmaktadır.





Püzant YÜCECAN







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...