9 Temmuz 2013 Salı

My Name Is Obradovic - 2 (Yorumlar ve Blog Yazıları)


O öyle bir isim ki daha gelmeden dedikodusu bile basketbolu seven insanları heyecanlandırmaya yeter iken O geldi imzayı attı ve şimdi herkes heyecan içinde yeni sezonun başlamasını bekliyor. Evet, bahsettiğimiz isim Avrupa'nın bugün en büyük koçlarının başında gelen Zeljko Obradovic.

Peki, basketbol blogları efsanevi koç için neler yazdılar ve düşünceleri neler?? Ayrıca basketbola gönül vermiş taraflı tarafsız dostlarımıza da Obradovic ve Fenerbahçe hakkında neler düşündüklerini sorduk sağ olsunlar bizi de kırmayıp cevapladılar. Şimdiden herkese keyifli okumalar...

Öncelikle 2012 yılına ait Çağrı Turhan imzalı bu yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Koç ile ilgili belki de görüp görebileceğiniz en iyi blog yazısı diyebilirim. http://www.yazihaneden.com/2012/06/zeljko/


Basketbol, Fenerbahçe ve blog dediğimizde belki de aklımıza gelecek ilk isim sevgili kardeşimiz İlker Üçer nami diğer Marko. Koçun gelişini ve bundan sonrasını etap etap yazmış. Bu arada tekrardan Allah bir yastıkta kocatsın diyoruz kendisine:)) http://markonunyeri.blogspot.com/2013/07/yeni-donem-zeljko-obradovic.html


Twitter'dan tanıdığım hayatı basketbol olan diğer bir insan Erdenay Güler. Sağlam bir Fenerbahçeli olmasının yanı sıra büyük de bir Panathinaikos taraftarı ve Obradovic hayranıdır. Herhalde ondan daha fazla sevinen yoktur koçun Fenerabahçe'nin başına gelmesine:)) Yarı Saha ekibinden Erdenay Güler detaylı çok güzel bir yazı yazmış. Ellerine sağlık...http://www.yarisaha.com/zeljko-obradovic/


Normalde çok fazla basketbol yazmaz. Onun asıl işi futbol. Bu konuda da üstüne çok da insan tanımam ama koçun gelişi onu da heyecanlandırmış olacak ki Uğur kardeşimiz de koç ile ilgili güzel bri yazı kaleme almış...Onun da ellerine sağlık diyip yazıyı http://mukarayilmaz.blogspot.com/2013/07/obradovic-ne-vaat-ediyor.html buradan okuyabilirsiniz...

------------------------------------

Diğer okumanızı tavsiye edeceğim blog yazıları ise;

İnside Basketball blog sahibi Özcan YÜKSEL kardeşimizden değişik bir açıdan Obradovic yazısı...

Fenerbahçe Erkek Basketbol Blogu'ndan Efsane Mrsiç kaleme almış... 
Zeljko Obradoviç Fenerbahçe Ülker'de !!!!! - basketfener.blogspot.com/2013/07/zeljko-obradovic-fenerbahce-ulkerde.html

------------------------------------
Şimdi gelelim taraflı tarafsız, yerli yabancı tüm dostlar Obradovic transferi hakkında neler düşünüyor. (Alfabetik olarak sıralanmıştır)


Anıl AKSAÇ – SalsaBasket Kurucusu – ajansspor.com / misli.com basketbol yazarı - twitter.com/anilaksac
Başka bir adam.. Bambaşka..

Sadece Avrupa'nın değil, bu gezegenin en iyi koçlarından biri...

İnsanın hayatında yaşadığı travmatik tecrübeler bazen çok daha iyi bir geleceğin hazırlayıcısı olur onlar adına. Zaten 'Tecrübe; Yapılan hataların bileşkesidir' sözü de buradan çıkmıştır. Obradovic'in gayet iyi olan oyunculuk kariyeri, arabasıyla giderken çarptığı bir yayanın ölümünün ardından hapis yatması ile sona erdi. Ancak bu son muazzam bir sürecin başlangıcı oldu. Ve Tanrı, koç olan Obradovic'i yarattı.

Şu ana kadar çalıştırdığı 5 takımın 4'üyle (hem de bu kulüplerindeki ilk senelerinde) Euroleague şampiyonluğu yaşayan, toplamda bu başarıyı 8 kez tadıp gerçek bir rekortmen olan Obradovic, şimdi bu ülke basketboluna bir şeyler katabilmek adına bu ülke topraklarının üzerinde. Bence tüm basketbol severlerin sırtlarını arkaya yaslama ve bu keyfi sürme vakti.

Fenerbahçe Ülker için Pianigiani transferinin ardından da önemli beklentiler oluşmuştu ama Pianigiani'nin bırakın İtalya'yı, Siena'nın dışında başka bir yerde çalışmamış olmasının ona bazı sıkıntılar yaşatacağını öngörmek çok da zor değildi. Obradovic'ten Pianigiani vakasına benzer bir şeyler bekleyen varsa, gitsin hemen yüzünü yıkasın. Durumu şöyle özetleyeyim; Fenerbahçe taraftarı tam da kendi karakterine uygun bir koçla baş başa artık. Artık bundan sonra şapkayı önüne alıp düşünme sırası, yıllardır sezon içinde yaya yaya aktif dinlenme yapan oyuncularda. O devir bitti beyler, hadi sıkıysa şimdi de yapın.


Zeljko Obradovic'i Panathinaikos hanedanlığını kurarken dibimiz düşerek izlemişizdir. Böyle egemenlik kurabilen bir güç merkezinin, öyle veya böyle ülke topraklarına ayak basması şimdilik hala uyanmak istenmeyen güzel bir rüya. Kaseti biraz ileri sarıp, olasılıklar üzerinden biraz daha realist düzene geçmek gerekirse; kulübün son üç sezonda Neven Spahija ve Simone Pianigiani gibi Avrupa'da belli bir seviyede saygı gören iki koçu giyotine gönderdiğini düşündüğümüzde bunun hoş bir repütasyon getirmediğini kabul etmek gerek. Nitekim gerek bu olaylar sırasında takımda olan yerli kadrosunun büyük kısmıyla yolların ayrılması, gerekse daha önemli konu olarak başını yemenin biraz zor olduğu bir Obradovic... Koçun "winner" karakterini pek tabii göz önünde bulundurarak; kendisine hazırlanacak çalışma ortamı, seyirci ilgisini geçen sezonun ardından tekrar kabul edilebilir bir seviyeye getirmek için gerekecek süre, çıkmak istenilebilecek mevcut oyuncu kontratları gibi bir araba etmeni de hesaba katmak gerektiğine inanıyorum. Bahsettiğim faktörlerin belli bir kısmı dahi sağlandığında koçun sihrinden görmemiz mümkün olacak.

Dipnot: Geçtiğimiz sezonlarda Banvit-Fenerbahçe karşılaşmaları elbette çeşitli ve görece mühim anlamlar ifade etmişti ama bu sezon çok başka bir şey vaat ediyor. Açık ara en çok heyecan duyduğum lig maçı, şimdiden.

İsmi bizimle anılmaya başladığı andan imza öncesine kadar gelmesine ihtimal dahi vermediğim bu büyük basketbol adamını birkaç gün önce canlı gözler ile arenada bizim atkımız ile imza atarken görmek inanılmaz bir duygu. Bu şubenin düzelmesi için gerekli olan iki koçtan birsini daha yakından görüp onun bizim ile ilgili fikir ve projelerini dinleyip gördükçe duyduğum heyecan iki katına çıktı. Bu şube ayağa kalkacak ise ve bizim de hep hayalini kurduğumuz basketbol kültürü , sistemi olacak ise bunu yapacak koç Obradovic dir.

Ne yazık ki bu şube birçok hocanın kariyerinde dip yaşadığı bir çöplük haline geldi. Öğütücü gibiyiz ama Obradovic karizması ile bu şubenin kendisini öğütmesine izin vermeyecektir. Şimdiden plan ve program yaptığını, geçmiş maçları, genç oyuncuları ve milli takımdaki oyuncuları izlediğini bilmek inanılmaz heyecan verici bir durum. Açıkçası sabırsızlıkla ilk antrenmanı bekliyorumJ Geçen sene yaşadığımız takım kurulurken yapılan kurgu hatasını bu sene olmayacağına inanıyorum. Basketbol şubesindeki güzel günler bizim olacak.

Koçun en büyük avantajı kendisine duyulan o büyük güven. Hani hoca oyuncuları dövsün, pestilini çıkartsın diyen yüzlerce taraftar var. Bu sinerji mutlaka disiplinli bir takım ortaya çıkartacaktır. 

David PİCK – Senior correspondent at @ONE_CO_IL & eurobasket.com Contributor to
After a disgraceful performance in their 2012/13 Euroleague campaign, it seems like the arrival of coaching sensation Zlijko Obradovic in Fenerbahce is the only thing that could resurrect the team's image and play.

Obradovic will lure a handful of the top players in Europe, who beforehand were skeptic about joining the organization.


After sitting out an entire season, Obradovic, a Serbian basketball fanatic, is hungry to repeat his Euro-success and with the financial means of the organization I can foresee the future, Fenerbahce are in for a wild ride.


Dimitrios Tsesmelis - Panathinaikos proud fan, euroleague's freak - twitter.com/Tsesmelios

The Zeljko era has officially begun at FB. As all powerhouses kept their Head coaches (except Olympia Milano who hired Banchi) the only choice for him was FB. FB offers all the conditions that Zeljko desires :
  • Big organization with millions of fans.
  • Motivation to be champion.
  • Almost unlimited budget.
What you should except from Zeljko.
It is sure that matters that have to do with discipline will be eliminated. Z is a very tough coach that gains respect from all the players. The workouts will be very hard and the team will adapt  to a specific mentality
Offense: Generally low-tempo basketball. His teams have an excellent spacing. Z likes to set up PnR, especially from the middle. Due to this fact you should expect lineups with 2 or 3 Guards that can set up PnR. This scheme (3 guards with V-Span, Saras, 3D) was his favorite at Panathinaikos but it was easy for him to adjust it due to the multi-talented Dimitris Diamantidis. He likes PF who are good 3pt shooter and Centers who are capable to finish PnR.
IMO Post game is not his favorite and he adjusts it only in special occasions. The players who had good post game was Rebraca, Batiste, Pekovic, Tsartsaris and Perperoglou. Extend use of post game who had only with Batiste and Pekovic
Defense :Z likes players who switch at screens at defense. You should expect to see Centers going out to guard PG and PG guard Centers.
FB roster: In the current roster of FB players that could be characterized as “HIS” players is Emir, Karaman, Bogdanovic (if he stays) and Sato. Probably he will keep one of Peker, Savas and one of Hermis and Onan. I would bet on Peker and Hermis.
The main issue for him is that Turkish Guards are not very talented at the moment and he counts his game a lot on them.
Ege ÖZIŞIK - Fenerbahçe TV-Radyo-Dergi - twitter.com/egeozisikk
Doğduğum yıl Partizan ile Euroleague’i kaldırmış, aktif olarak çalışan efsane bir coach hakkında konuşurken dikkatli olmalısınız, üstelik Euroleague resmi sitesi kendisi için ‘’the winningest coach’’ nitelendirmesini kullanmışsa. Türk takımlarının Yunan devlerinin gerisinde kaldığı yakın geçmişte basketbolla taparcasına ilgilenirken, PAO-OLY rekabetinde daima yoncaları desteklemişimdir. Bu sempatimin süregelmesinde rol-model oyuncum İbrahim Kutluay’ın Atina’daki başarılı dönemleri büyük rol oynar. Euroleague’i kazanan ilk Türk basketbolcu olma şerefine Zeljko’nun sisteminde önemli bir parça olarak erişmişti İbrahim ağabey. Yıllar geçti, Panathinaikos’ta farklı oyuncuların başarılı-başarısız dönemleri oldu.
Başarısız dönemlerinde dahi savaşan, basketbola dair kutsal yaklaşımından ödün vermeyen Panathinakos’ta bu devrimin öncüsü Zeljko Obradovic’ti ve hiç su götürmez ki Avrupa Basketbolu’nun yakın geçmişinde kazandığı kupalar ve duruşuyla en önemli liderler arasına ismini kazıdı.
Teknik anlamda bir yorum yapmayı çok doğru bulmuyorum, zira basketbol için kafa patlatan, ileride mesleki anlamda basketbola hizmet etmek isteyen biri olarak Zeljko benim için derslerine girdiğim bir profesör. Hangi dersler mi bunlar ? Fibaeurope seminerlerinde pick and roll ile ilgili verdiği eğitimlerden veya 10 küsür yıllık Panathinaikos geçmişinde onun yönettiği her maçtan kesitler, ders çıkarmak için yeterli.
Kendimi şanslı hissediyorum. 22 yaşıma bastığımda tuttuğum takımın head-coach’u Zeljko Obradovic oldu. Bakalım bize neler gösterecek. Daima ondan bir şeyler öğrenmek için yaptığı her hareketi adım adım izleyen biri olarak, şimdi ona en yakından tanıklık etme fırsatım olacak.  
Son olarak, doymuşluk derecesi yüksek bir antrenörün Türkiye’deki macerası daima korkutur derler, bunu aklımdan geçirmiyorum bile. Eğer 10 küsur yıllık Panathinaikos dönemi yakından incelenirse insanlar Zeljko’nun karakterini ve parkede niçin olduğunu rahatlıkla anlarlar.



"Obradovic is the best coach in Europe over the last decade and for Fenerbahce this could be the real resurrection after difficult years in TBL and Euroleague.

For sure, Obradovic is the last chance for Fenerbahce to enter in the elite of European basketball. But with Obradovic it will be very difficult to fail because he is the best. I am very curious to see what type of roster he will build and who is going to leave Fenerbahce with his arrival. I expect a bright future for Fenerbahce in both TBL and Euroleague"



Ferhat Yeşiltaş - bjkbasket.org – mixbasket.org yazar - twitter.com/NeoRock06
Zeljko Obradovic, hiç kuşkusuz Avrupa basketbolunda coaching olarak zirve noktasındaki iki isimden birisi. Nitekim kendisine yöneltilen "basketbolun Mourinho'su" yorumlarına kendine has cevaplarından birini vererek, Obradovic isminin ne büyük bir marka olduğunu (pek mütevazı olmasına gerek yok bu konuda) söyledi basın toplantısında. Ve böylesine büyük bir antrenörü artık Fenerbahçe Ülker'in başında izleyeceğiz. 

Obradovic, isim olarak taraflı tarafsız herkesin ilgisini çekecektir. Tıpkı Beşiktaş'ın Deron Williams transferindeki gibi kendine özel bir seyircisi de olacaktır çoğu maçta. Son yıllarda hep bir arayış içinde olan ve bir türlü yatırım/kazanım dengesini tutturamayan Sarı-Lacivertliler için de büyük bir şans. Kim ne derse desin, Fenerbahçe Ülker artık ligde her maçta +10 sayı coaching avantajıyla çıkacak. Gerisi de oyuncuların onun isteklerine verecekleri reaksiyona kalmış artık. Ama asıl kilit nokta Euroleague'de ne olacağı. Çünkü artık beklenen Final-Four için şartlar oluşmaya başladı ve bunu da Obradovic'ten başka kim gerçekleştirebilir ki? İlk sene olmasa da ikinci senede, eğer doğru yapılanma gerçekleşirse, Fenerbahçe Ülker'in Euroleague'de de bir Final-Four görebileceğini tahmin ediyorum.

Nedim VAROL - Kartal Basket Maç Yazarı kartalbasket.org twitter.com/Nedim_Varol
Obradovic başarıda sınırın olmadığını gösteren bir koçtur. Zaten kariyerindeki eşsiz başarıları ve kazandığı kupa sayısını anlatmaya gerek yok. Şahsen bir Beşiktaş taraftarı olarak rakip bile olsa onu görmek mutluluk verici. Son yıllarda özellikle Fenerbahçe'nin elit seviyede oyunculardan alamadığı verim düşünülünce burada antitez işlevi göreceğini düşünüyorum. Çünkü Obradovic gerçekten elindeki en işlevsiz oyuncudan bile sonuna kadar verim alan bir koçtur. Etkileyici yanı sadece bununla kalır gibi değil. Mesela kafasında milyon tane set vardır. Son günlerde internet ortamında gördüğüm Bo ikili oyunları oynamadığından ona soğuk görüşünü açıkçası pek doğru bulmuyorum. 

Sonuçta onu diğer setlerin içinde en aktif hale getirirken elde bu işin ustalarından olan Emir ve Barışı fazlasıyla geliştireceğinden şüphem yok.  Genel bir klişe vardır ilk sezondan final four hedefleri koymak yanlıştır diye genel olarak doğrudur ama koçunuz Obradovic ise hedefiniz de büyüktür ve şaşırtıcı olmaz.

"Fenerbahce had to do something to save their reputation, not to mention the millions of Euros already spent and wasted, and they couldn't have made a better choice than the number one coach in European basketball. But before the fans at Ulker Arena get too excited, there is much work to be done, and not much time for Zoc to do it. Bo McCalebb, once Europe's most prized asset, needs to rediscover his mojo, but his all-attack style isn't an easy fit with Obradovic's deliberate offense.

Getting the right Turkish players will be crucial in order to contest the TBL title and have a settled roster for Euroleague. So, plenty to do, but Zoc would not have returned to the sideline unless he felt the situation was right, which has to be encouraging for fans on Istanbul's Asian side."

Fenerbahçe'nin Obradovic transferi ardından yapılan yorumlarda Sarı-Lacivertliler basketbolun José Mourinho'sunu transfer etti ifadelerine sıkça rastlandı...
Bence durum pek de öyle değil. Fenerbahçe basketbolun OBRADOVİC'ini transfer etti! Başkaca bir betimlemeye, benzetmeye, öykünmeye de ihtiyaç yok.
Zira Sırp antrenörün başardıklarını henüz futbolda başarabilmiş birine ben rastlamadım.
Fenerbahçe Ülker'in son yıllarda yaptığı bu en akıllıca iş elbette Fenerbahçe'ye büyük faydalar sağlayacaktır ancak her zaman ülkece düştüğümüz hataya bir kez daha düşüp Sırp coach'un transferiyle hemen Euroleague Şampiyonluğu beklentisine girmek yapılabilecek büyük hataların başında yer alıyor.

Görünen o ki Sarı-Lacivertliler dümeni tamamen Obradovic'e teslim etti (Ki aksi takdirde Sırp coach bu teklifi asla kabul etmezdi),
Elbette onun yapacağı yeni transferler Fenerbahçe Ülker'in başarısında büyük pay sahibi olacaktır ancak bana göre asıl kilit nokta hali hazırda takım kadrosunda bulunan
ve türlü sebeplerle kapasitelerinin büyük bir bölümünü kullanamayan oyuncuların tabiri caizse basketbolcu yapılması olacaktır ve Obradovic bunu yapabilecek nadir kişilerden birisidir.

İşin bir diğer ayağı da Sarı-Lacivertli taraftarların vereceği destek. Eğer salon dolar, atmosfer de üst seviyede olursa başarı gelmemesi düşük bir ihtimal gibi görünüyor.

Zeljko Obradoviç.
Bu ismi ne zaman duysam ayağa kalkar ceketimin düğmelerini iliklerim. Yaklaşık 12 senedir basketbol dünyasının tüm dinamiklerini severek takip eden bil basketbol sever olarak bendeki yeri çok ama çok farklıdır. Dünyanın en iyi 2 koçu var bana göre birisi Phil Jackson diğeri ise Obradoviç

Obradoviç'in karakteri kesinlikle sadece kazanmak üzerine kurulmuş. Gittiği her takımda bu özelliğini oyuncularınada bir şekilde monte ediyor. Çok iyi taktisyen olmasının yanında muazzam bir motivasyoncu, her an maçın içinde olan, maçı iliklerine kadar yaşayan,  hatta parkede top peşinde koşturan oyuncularından daha çok terleyen bir koç.

Fenerbahçe'de bir enkazın başına geldiği malum, yalnız bu enkazı ayağa kaldırabilecek beklide tek isim Zeljko. Klasikleşen idari hatalar yapılmazsa ki Zeljko bunun garantisini alıp geldiğinden eminim çok başarılı olacaktır. Ama bu sene ama bir sene sonra orasını bilemeyiz fakat Fenerbahçe bu kez gerçekten emin ellerde.

Yazımı Obradoviç'in kazanmakla yetinmeyen, hatta kazandığında bile takımını ve kendini en ağır şekilde eleştiren bir karaktere sahip olduğunu gösteren video ile bitirmek istiyorum.
Sene 2009 Panathinakos'un Prokom'u 22 sayıyla yendiği maç sonrasındaki basın toplantısı buyurun izleyelim...
www.youtube.com/watch?v=z-gyjtOnwA8&feature=youtu.be




Püzant YÜCECAN







1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...