23 Eylül 2011 Cuma

Marko'nun Hayali...


Evet O'nun bir hayali var... İstediği de çok fazla birşey değil aslında ve bu isteğini hiçbir karşılık beklemeden sadece takımına ve basketbola olan sevgisinden dolayı dile getiriyor. İlker Üçer, nam-ı değer "Marko'nun Yeri" blog sayfasının yazarı. Hepimizinde bildiği gibi kendisi sıkı bir Fenerbahçe taraftarı ve basketbol aşığıdır.

Geçen gece saat üç sularında iş yerinde oturmuş blog yazılarını okurken uzun süredir Marko'nun Yerin'e uğramadığım aklıma geldi. Hemen sayfayı açıp okumaya başladım. Tesadüf bu ki kendisi de yaklaşık altı yedi saat önce yeni bir blog yazısı yazmıştı. "Benim Bir Hayalim Var..." başlıklı yazısını okumaya başladım. Okudukça ne kadar haklı olduğunu siz de göreceksiniz. Yazısında bahsettiği hayalini ise kendi kaleminden aktaralım... "Kafamdakiler internet sitesiyle sınırlı değil lakin bana fırsat verin, Fenerbahce.org'da Fenerbahçe basketbolu içeriğini yaratayım. Bana fırsat verin, Fenerbahçe basketbolunu taraftara daha iyi götürmeye vesile olayım." Kendisinin Fenerbahçe Ülker'e ve basketbola olan sevgisini de şu sözleri ile görüyoruz..."Özellikle resmi site içeriği konusunda zamanımdan, işimden, sevdiklerime ayırdığım vakitten ya da aklınıza gelebilecek bu tip her şeyden kısarak bu işe zaman ayırmaya hazırım, yaparım..."

İlker'in yazısını okuduktan sonra ben de kendisine ne kadar doğru bir yolda olduğunu, kendisini desteklediğime ilişkin bir mail atıp bu mailı blog sayfamda yayınlamak istediğimi söyledim. Kendisi de bunu yayaınlayabileceğimi söyledi ama ben mail üzerinden hareketle biraz daha bişeler yazmak istiyorum...

Öncelikle şunu söyleyebilirim İlker'in yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum. Malesef sosyal medya, sanal alem, internet vs. vs. adı ne olursa olsun basketbol şubemiz dönemin gerisinde kalmış durumda. Gece İlker'in yazısını okuduktan hemen sonra siteye baktım, ki eksiklerin olduğunu bilmeme rağmen, tekrardan göz atayım dedim ve "Erkek Basketbol Takımı" kısmında yeni transferlerin eklenmediğini gördüm. Büyük bir olasılıkla haber olarak mutlaka geçilmiştir ama siteye girip uzun süredir belli sebeplerden dolayı takımından uzak kalmış biri bu transferleri nereden görecek?? Ayrıca şu an kadroda kimler sakat siteye girip de görebilen var mı? Mesela ben biliyorum Eurobasket'11 de Marko Tomas'ın sakatlandığını ve 2 ay sahalardan uzak kalacağını ama sitemizde bunla ilgili bir bilgi yok. En azından oyuncu bilgileri kısmında kocaman bir fotoğraf koymak yerine oyuncu bilgilerinin altına durum belirtilemez mi?? Aynısı Mirsad Türkcan için de geçerli. Adam ne zamandan beri sakat, sakatlık durumu hangi aşamadadır , ne zaman parkelere geri dönecek, bunu bilmek bir taraftar olarak benim hakkım değil mi?

Yazıda geçen başka bir cümle "Taraftarı salona çekmek önemli, salona çekerken bilinçlendirmek önemli, beklentileri kontrol edebilmek için taraftar ve aslında tüm dış çevre ile diyalog önemli, takımı tanıtmak, parlatmak, sunmak, anlatmak, hepsi önemli..."
Taraftarı bilinçlendirmek çok önemli ama daha da önemlisi öncelikle taraftarı salona çekebilmek. Burda da şubeye önemli bir görev düşüyor ve bu görevi yapabilecekleri en güzel ortamlardan biri ise sanal alem yani internet. Bunun içinde takımın internet sitesini en etkili ve verimli biçimde kullanması gerek.

Bu takımın taraftara sadece play-off final serilerinde veya EL'in önemli maçlarında değil her maçında ihtiyacı var. Tıpkı futbol takımının olduğu gibi. Ayrıca oyunculara bence en iyi motivasyon unsurudur ki bunun en güzel örneğini geçen sezon TBL’ de ilk seneleri olmasına rağmen Olin Edirne  taraftarında gördük. Çoğu maçını izledim ama benim için en unutulmaz maçı Edirne'de Efes'e karşı oynadıkları maçtı. Yanlış hatırlamıyorsam ikinci çeyreğin ortalarında 13 sayı falan geriye düşmüştü takım ama taraftarın muazzam desteğiyle takım da buna karşılık verip müthiş bir come-back yapmıştı. İnanır mısınız Olin'in izlediğim her iç saha maçından sonra bir sonraki maça ben de gideceğim ben de orda olmalıyım dedim bir basketbol sever olarak ama işler dolayısıyla bu bir türlü mümkün olmadı. Gitmek istememin tek nedeni ise içimdeki basketbol sevgisini orda yaşayabileceğime inanmamdı. Peki, bu neden kendi takımımla Fenerbahçe Ülker ile olmasın...

Salona taraftar gelsin ama nasıl taraftar gelsin o da açıkçası önemli. Tabi ki bilinçli taraftar gelsin. Bunun içinde İlkeri'in yazısında dediğin gibi taraftarı bilinçlendirmek lazım. Basketbol ile, Fenerbahçe Ülker ile ilgilenen insanların, kendi takımı ve rakip takım hakkında son dakika bilgilerini, sakatlıklarını ve oyuncu istatistiklerini öğrenmek için X kaynaklara başvurmak yerine, kendi takımının internet sitesine girip öğrenmesi kadar doğal bir şey olamaz. Maalesef şu an bunu Fenerbahce.org sitesinde göremiyoruz. Tabi bir de şu var; illa basketbol maçı izlemeniz için komple bir donanıma sahip olmanız şart değil. Böyle bir durumda gene kendi ve rakip takım hakkında gerekli bilgileri kendi takımınızın sitesine girip alırsınız ki böylece hem daha sağlıklı bir maç izlemiş olursunuz hem de maç sonunda "Ya biz bu takıma nasıl yeniliriz" tarzında düşüncelerle uğraşmamış olursunuz.

Geçen sene EL maçlarında gözüme taraftar ile ilgili çarpan en önemli şey hakemleri etki altına alamayışımızdı. Herkesin bildiğin gibi genelde futbol taraftarı dediğimiz kesim dolduruyor bu salonları EL maçlarında. Bizim en önemli rakiplerimiz kim?? Yunanlılar-İspanyollar-İtalyanlar ki adamların taraftarları senelerdir basketbolun içinde olduğu için nerede nasıl müdahale edeceklerini gayet iyi biliyorlar. Yeri geldiğinde anında hakemi etki altına alıp, lehinizde olan maçı aleyhinize çevirebiliyorlar ki bunu bilinçli bir taraftar yapabilir sadece.

Sonuç olarak şahsi düşüncem; belki İlker'in blogunda yazdıkların bazılarını gerçekten kızdıracak ama sen doğru bildiğin yoldan ilerle kardeşim. Senin gibi basketbol konusunda birikimli birinin bu işi layıkıyla başaracağından eminim ki seni takip eden çoğu kişi de aynı düşüncededir. Cesaretin kutlar başarılarının devamını dilerim. Ayrıca elimden geldiğince de yardım etmek isterim. Öyle aman aman bir basketbol bilgim yok ama napiyim seviyorum bu sporu:))


"Ben Bir Hayalim Var..." adlı yazıyı okumak isteyenler için: 
http://markonunyeri.blogspot.com/2011/09/benim-bir-hayalim-var.html


Püzant YÜCECAN


Not: İlker ÜÇER ile şahsi hiçbir tanışmışlığım ve arkadaşlığım yoktur. Kendisini sadece "Marko'nun Yeri" adlı blog sayfasından ve twitterdan takip etmekteyim...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...